18 Haziran 2010, Cuma
saat: 13:06


alacağını isterken utanmak saçma bir duygu ama elimde değil. sıkışmasam istemezdim zaten ama maalesef bu gezme-tozma, eğlen-dinlen (rekreasyon) hayatı cüzdanımda ciddi hasarlar bırakarak devam ediyor. akşam b.'la buluşup tahsilatı yapacağım.

iş çıkışında değil de daha erken buluşsaydık ben de erkenden taksim'e gider, istediğim kitaplara bakabilirdim ama planım bozuldu maalesef. neyse artık napalım.

gitmeden yapmak istediğim çok şey var ama sanırım yeterli vaktim ve de nakdim olmayacak. elden geldiğince yaparız napalım.

m. beklediğimden bir gün geç geliyormuş. hem üzüldüm hem de çok iyi oldu benim için. daha rahat ayarlarım herbişeyi.

şapşal "4.5'ta iniyorum gelip alacak mısın beni?" diye dalga geçmiş, gider alırım hem n'olacak. çok özledim.

çalışmam lazım ama kafamda hepsi bi günlük iş diyip durduğum için sallayıp duruyorum maalesef.

keşke m. gelmiyor veya daha geç geliyor olsaydı. çarşamba gelecek, tam da benim teslim telaşıma denk geliyor. bu tip zamanlarda yanında en rahat ettiğim kişiler a. ve i. kendi kendine vakit geçirebilen ve meşgul olduğunun ayırdına varan insanlar çünkü.

daha ne kadar saçmalayabilirim bilmiyorum, gidip yemek yiyeyim en iyisi. aç aynı oynamaz.

günün şarkısı: groove armada - my friend



saat: 13:12

wandacım,

"aç ayı, tok ayıyla aynı oynamaz."

euhe, ben doğru yazmıştım bi kere, bilerek.
yersen...

istanbul
hosting