|
21 Haziran 2010, Pazartesi
saat: 00:26
Hatun üzerime kaldı (: Ofisi ziyaret eden herkes, gözün aydın Emre Baba olmuşsun diyor. Eyvallah diyorum. Evet Dört tane dünya tatlısı yavrum var. Babalığın getirdiği sorumluluğu yerine getiriyorum bende. Doğum yaptığı alanı saraya çevirdim. Yağmur yağıyordu işi güçü bıraktım catı yaptım ıslanmasın yavrucaklar diye (: Hayvanat bahçesi gibi oldu zaten ofis. Kediler, tarantula görünümlü kocaman örümcekler, bide yavru köpek alacamda hatunla yapamazlar. Zaten bahçeyede domates, çilek ve hıyar ekti patron. İyice tarımcılığa, hayvancılığa sardık (: bi kaç tane de inek mı alsık acaba. görmüyon mu artık onu bile avrupadan getiriyoruz (: yakında karı da kalmıcak ülkede onuda avrupadan ithal edicez. Niye Türkiye'deki karılar pahalıya geliyor. Ceyiz, düğün, takı, taklavat, balayı derken oOOoOOO.. Şebo diyor ki : sil baştan başlamak gerek bazen, hayatı sıfırlamak. Be kadın güzel diyorsunda, şimdi herşeyi sildik diyelim, baştan başlıyalım başlamasına da hiç gözüm kesmiyor. Yolun yarısına geldik, şimdi dön en başa, tekrar gel buraya. Bi ton sıkıntı. Ha kaldı ki, sıfırlanmıyor ki bu hayat. Takıldığı zaman reset atalım. İşletim sistemi değil ki bu zıkkım, formatlayalım. Baştan başlamak yerine ileri gidip sonu görmek daha cazip geliyor. Diyorum işte, ben birşeylerle uğraşmayınca saçmalıyorum. Dünyada en nefret ettiğim şey belirsizliktir, ama gel gör ki, dünya da zaten belirsizlikler üzerine kurulmuş. Yani şimdi Emre sen dünyadan nefret mi ediyorsun diyorsun. yok ben bişey demiyorum.Sesli düşündüm sadece. Bak yine aklıma Serbest Vezin Sembolik Şizofreni kitabı geldi. Nasıl bulcam ben bu kitabı ya. En sonunda Murat Yılmazyıldırım'ın ümüğünü sıkıp " kitabı ver lan" diyecem. ya da yayınevini basıp, kalıplarını mı alsam ki (: burda bastırırım, Lan ıskartalarına bile razıyım (: ciltlemesini ben yaparım. Off off ne bahtsız bedeviyim ya. Bok mu var hep imkansızlıklar peşinden gidiyorum. Nolcak lan benim bu hal(ı)im? | ||
|
|
||