|
22 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 23:53
İstanbul hüngür hüngür ağlıyor.. sular seller götürüyor yine.. duygusallık hat safhada olurdu da.. aşk konusunda şu sıra hiç acı çekmiyorum ki ben.. eskileri de özlemiyorum..öylesine hayat mücadelesi içine girmişim ki.. öylesine kaptırmışım ki kendimi harıl harıl çalışmaya.. istemiyorum artık ne üzülmek,ne acı çekmek.. ne sevmek ne de sevilmek.. dostlarım olsun böyle..beni sevsinler ben de onları seveyim..oturup iki sohbetin belini kırabilelim..heyecanlanabileyim konuşurken, eskileri anlatırken..sevineyim yapmak istediklerimi paylaşırken.. çok şey istemiyorum ki ben.. çok uzakta Ebruşum.. ki çooook çooook daha uzaklara gidecek.. Amerikanyalara.. aslında herkes beni deli bilirdi,gözümü karartıp gidebilirim sanıyorlardı ama Helal olsun.. gidecek kız..ki evraklarını toparlayıp parasını yatırana kadar heveslendirmedim onu.yaparsın edersin inş. dedim.. ben buraya öyle alışmışım ki, ailemden uzak, İstanbul'dan uzak yapamam asla.. bebişlerimi görmeden 2 ay bile zor dayanırken..aylarca, yıllarca km.lerce uzaklara nasıl giderim.. en güzeli ruhunu gezdirmesi insanın.. ki bazen öyle uzaklara gidebiliyoruz ki biz ruhumla.. onca kalabalığa rağmen..kalabalığın yalnızlığını ya da yalnızlığın kalabalığını yaşayabiliyoruz doya doya.. ne biliyim saçmalamak istedim..şimdi ders çalışmalıyım..ehliyet dersi..az da olsaa hadiiii yapabilirsinnn..uykucuuuu shirinnn olmak yoookk.. | ||
|
|
||