23 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 19:24




Bir ayrılığın ilk gunü;herkes nesne,nesneler gereksiz,dialoglar formalite,eylemler tahammül ürünü,eylemler nezaketsizlik yüklü,olağan dışı ve olağan üstü dalgınlık,yamalı tebessümler...

saat: 19:25

Neredesin sevgili. 
Bıraktığın izler hala gölgeni taşıyor,
gelir miydin yüreğime yeniden. 
Sever miydin yine,benim olur muydun?
Kalır mıydın benimle yüreğimde?

Gel sevgili,kucak açıyor yüreğim sana.!
Dön,yine benim ol,biricigim ol! 
Hüznüm olma yüreğimde huzurum ol!
Tuttuğun gibi tut ellerimi yeniden,
bak gözlerime eskiden baktığın gibi.
Neden verdin bu acıyı bana? 
Neden bıraktın elemleri başucuma? 
Sevmisken seni yüreğim,neden bıraktın beni boşluğa? 
Yaşanmamış mıydı aşk senin için,bende miydi sadece?

Gel sevgili,kucak açıyor yüreğim sana.!
Dön,yine benim ol,biricigim ol! 
Hüznüm olma yüreğimde huzurum ol!
Tuttuğun gibi tut ellerimi yeniden,
bak gözlerime eskiden baktığın gibi.

saat: 19:26



Kimdin sen?
Yeni tufanlar çıkarmak için gönderilen şövalye mi?
Yoksa yeniden benliğimi buldurcak olan kaşif mi?
Nereye koymalıyım seni yüreğimde?
Acilarimin en basına mı yoksa yüreğimin en yarım kalmış yerine mi?
Birden çıktın karşıma onca acıdan sonra. 
Gulusunde hem mutluluğumu hem de hüznümü buluyordum aynı anda.
Hayli zaman olmustu yuzlesmeyeli gecmisimle..
Gecmisimi görüyordum gözlerinde..
Masum ve bir o kadar acı dolu..

Her yer yabanciydi bana şimdi.
Ben mi bilmiyordum buraları yoksa sensizken mi farklıydı?
Bilmediğim sokaklar,bilmediğim yollar,bilmediğim silüetler vardı artık.. 
Susuyor,konuşmuyor,duymuyordum..
Sadece gecmisi izliyordum seninle.
Kâh ağlıyor,kâh gülüyordum.
Yarım kalanım olmuştun sen de.. 
Her gülüşün bir kirbac daha atıyordu coktan kendinden gecmis yüreğime.
Ama her bakışın başka bir yaramı sarıyordu.. Büyük bir itina ile..
Dogrulmayi ogrettin bana,hayatın çelmelerine rağmen ayakta durmayı..


Gelecegimde de olamani dileyerek, sanki hep sen vardın geçmişimde... 
Kısacası darmadağınım.... 

istanbul
hosting