|
25 Haziran 2010, Cuma
saat: 17:50
son üç yıldır tokadı yiye yiye artık bir yere 'olmayacak nasıl olsa' önkabulüyle başvuruyordum. bugün kendime güvenim geldi resmen yeniden. iki seferdir aynısı oluyor burda, soruları elime elime veriyorlar. kafa yapıları mı benzer diyeceğim, o da değil. gerçi ilk seferinde adam çok kasıtlı bir biçimde, "pası verdim nerde gol" diye sormuştu sorusunu. bugünkü kadınsa bir sinirle, ne saçmasalak şeylerle uğraşıyorsunuz havasında sordu. master tezimden, israillilerle filistinlilerin fotoğraflarından söz ediyorduk. görsellikle kimliği nasıl bağdaştırabilirmişim, sonuçta o sadece bir fotoğrafmış. kadın o niyetle sormamış olsa da çok güzel bir pas vermiş oldu aslında. "mesela kürtlere karşı ırkçı bir tutum içinde olan biriyseniz, bir kürt'ün güzel olabileceğini muhtemelen tasavvur bile edemezsiniz, esmer bir kürt'ü tarif etmek için aklınızda 'kara kuru'dan başka birşey gelmez, 'esmer güzeli' tabirini yakıştıramazsınız. işte bir fotoğraf sizi tam da bu açıdan şaşırtabilir. benim incelediğim fotoğraf projesinde, niyeti beğenir ya da beğenmezsiniz, ama adamın yapmaya çalıştığı şey hayatımızda yer almamalarına rağmen stereotiplerle bildiğimiz, kalem verseler resmini çizebilecek kadar iyi tanıdığımızı düşündüğümüz kimselerin kimler olduğunu göstermekti" dedim. sonra hocalardan biri 'güya akademisyenim, güya saha araştırması yapıyorum, ama bir keresinde bakın başıma ne geldi' diye, tam da benim söylediğim şeyi destekler bir anısını anlattı. sonrası bal şeker geçti zaten. fotoğraf meselesine takıldılar uzun süre, başka birşey çalışmamı önerdiler. bir tanesi tutturdu hatta, "hoca olduktan sonra ne dersi verebilirsin sen burda. mesela nokta nokta sosyolojisi. ne sosyolojisi o?" diye. aklıma birşey gelmiyor, ideoloji altında böyle bir ders verebilirim herhalde diyorum, yok yok benim aklımda birşey var, hadi bakalım bulacak mısın diyor, zor bir bilmece sormuş olmanın keyfini süren bir çocuk gibi ellerini çırpıyor. ıkınıyorum bulamıyorum. aklındaki sanat sosyolojisiymiş meğerse. sanat sosyolojisinde fotoğraf işlenebilir doğru, ama öyle bir ders vermeyi ben istemem, fotoğrafta benim ilgimi çeken şey sanat sosyolojisi tarafından incelenen şey değil dedim, biraz artizce oldu gerçi, ama güzel oldu, aklımdaki şeyin bölümle çok daha doğrudan olduğunu anlamış oldular, o konuya daha fazla takılmayabilirler. sonuçların açıklanmasına birkaç hafta var, ama şu anda sonuçlar ilgilendirmiyor pek de beni. resmen rahatladım arkadaş. almadık deseler de mühim değil, bunu bu sefer 'olmayacağı zaten alnıma yazılıydı" diye algılamayacağımı biliyorum. ezile ezile bir hal olmuştum resmen, kafamdan geçirdiğimi dile getirip arkasında durmayı hatırladım yeniden yeminlen. şu bir yıl ara galiba en çok buna yaradı. insan bu işlerin içine gömülmüşken ve birşeyi izah etmeye çalışırken, okuduğu metinlerin dışına çıkıp da ifade edemiyor kendisini. "şimdi power diye birşey var tamamma" diye saçmalayabiliyor. gördüm, benzerlerini yaşadım, ordan biliyorum. bir yıllık bir ayrılık zihnimi açmış resmen. hoh. | ||
|
|
||