|
26 Haziran 2010, Cumartesi
saat: 07:41
Yaşadığımızı sandığımız, aslında sürekli yıkıntılarını toplamakla uğraştığımız bir sevgiyi sürdürmeye çalışmışız. Hiç yanılmam sanmıştım, sonu ne olursa olsun... Ama yıkıntılar arasında sevgiyi yaşayamamaktan yoruluyormuş insan,ve her geçen gün kendimizi de yıkıntılar arasında kaybediyormuşuz belki de hiç farkında olmadan...... Herkes sevginin fedakarlık istediğini söylese de fedakarlık için sevgiyi yaşamak gerekiyormuş, yaşanılmayan için fedakarlık yapılmaz... Ama öğrendim artık aşk yaşanıldığı sürece vardır. Sen yoksun, ben yokum.. O zaman aşkın olmasını da beklemiyorum artık. O da olmasın artık... Sürekli Yıkık bir sevginin yıkıntılarını toplamakla uğraşma.. Hiçbir zaman yıkılmayacak bir sevgi için savaşını ver...ben bu savaşta yenik düştüm. Ama.. Ne kadar yenik düşsem de, ne kadar üzülsem de güzel yanları da vardı seni yaşamanın, tabi yaşadığım kadarının..... Seninle yaşanılan ilkler güzeldi, bazen acıtsa da seni özlemek güzeldii, birbirimizin yanında olamasak da beklemek güzeldi, gerçekleşmeyeceğini bile bile kendi dünyamızda sıra dışı hayaller kurmak güzeldi, en güzeli de uzun bir zamanı kısa kısa yaşamaktı. ve seni tanımak da güzeldi.... | ||
|
|
||