|
27 Haziran 2010, Pazar
saat: 10:33
Ondan bahsedildiğinde zaman duruyor. Anlamsız bir hüzün çöküyor, boğazıma takılıyor herşey, gözlerim dalıyor... Diyecek çok şeyim varken, hiç bir şey diyememek. elden bişey gelmiyor işte... En çokta bu koyuyor insana. Uzay boşluğunda süreklenmek gibi, sürekli düşüyorsun, bi yerlere çakılmak istiyorsun, bitsin artık diyorsun. Ancak adı üstünde boşluk. Ölümü hayal ediyorsun, ama bu imkansız. Düşüşsün tadını çıkarmaya çalışıyorsun, tecavüzde artık zevk vermiyor... Dün gece Dolunayı izledim. Oturdum kaldım. Aşığım ben ona. Büyüleyici bişey. Bulutlardan süzülen ışıkları bedenime değerken, mutlu ve huzurluydum. Benim olmayacak iki şeyi çok seviyorum. Biri Ay, diğeri Ay Kadını... Kurt Herif mi oldum ne (: Günün ilk şarkısını Sezen söylüyor, Masum değiliz, Hiç birimiz... İçimdeki çocuğun saçlarını ağardı. Adımları yavaşladı. Pazar günü, sabahın köründe, ofiste,melankoli yapıyoruz (: Alttan aL. amk böyle işin, ikinci şarkıda Sezenden, Doyamadım, Doyamadım sevmelere seni ben. İntihar sebebisin sen Sezen. Pazar pazar. gidip kafamı işle meşgül edeyim. Saymadım sayamadım, sensiz geçen yılları, sadece sitem... | ||
|
|
||