|
28 Haziran 2010, Pazartesi
saat: 19:33
28 saatlik yolculuk boyunca kullanmadıgım tek ulaşım aracı motor kaldı sanırım. Helsinki'den Tallin'e GEMİ, Tallin'den Riga'ya OTOBÜS, Riga'dan Milano'ya UÇAK, Milano'dan Reggio'ya TREN, Reggio istasyondan eve BİSİKLET, Evden Andrea'nın evine ARABA. Geriye kaldı İstanbul, İzmir. Dün akşam eve girdiğimde uyumamış bayılmışım, sabahtan beri yuvarlanıyorum evde, dengem şaşmış durumda, gece olmayan baltık ülkelerinden sonra karanlıkta uyumak korkutucu geldi, oldum olası sevmiyorum zifiri karanlıkta uyumayı. Şimdi bizim yarı türkoların isteği üzerine rakı sofrası kurmalıyım. Bu işte bir gariplik var aslında, son gecesi olan benim ve ne bileyim şöyle tortelli, erbazzone, pizza, makarna ve şarap dolu bir masaya oturmalıyım sanki, ama o kadar çok seviyorlar ki Türkiyeyi bayılıyorum onların gözünden memleketimi izlemeyi. 'köfteli türk akşam yapmak bu gece' dediler, öyle de olsun. İçim kıpır kıpır, Çarşamba! | ||
|
|
||