30 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 14:48


Hafta sonu enteresan aktivitasyonlara giriverdikten sonra, en son konsere gitmeye karar verdik seldayla... Manowar geliyordu borumuydu, bir dönemin işgaliyetiydi, görellimi lan şunları derken, soluğu inönün kapısında almıştık, karaborsada 100 tl bilet fiyatı diye buyurdu arkadaşın biri, ardından 70'e indi, sonra ne veriyosuna indi, vermiyoruz abicim kolay gele diyiverip , daldık basın türbünene doğru, showtv de iki sene çalışmanın hayrını ilk kez görüvermiştimmmm... Kapıda ki güvenliği aşıveridikten sonra banu hanım denen suratsız karıya doğru bir havele çekildi bize , gel görki hatunun meşgüliyetti bizim aradan ayak üstü kart gösterme seraomisinin ardından sıvısmamıza vesile oluverdi...! nasıl oldu bilmiyorummm basın yerine kendimizi bir an da vipte buluverdik sayın güncecim...! Öndeki 18 yasını yeni doldurmus velette kaç para buranın biletleri diye sorduğumda 300 diye ağzından bir rakam çıktı ... Kendisine yuhh diye buyurdummm... Ardından niye saha içine falan almadın güzelim dedimmm... ne işin var tek basına vipte şeklinde ... Arkadaşları saha içindeymiş, ama hava yağmurlu olabilirmiş , ayakta duramazmış arkadaş, canım sen bitmişsin o zaman şeklinde bir diyalog gelişti, yeni nesil rockerlık böylemi oluyor şeklinde sorular soruverdimmm... anlatmaya başladı , babamla dinlemeye başladım ben bunları şeklinde ilk ıron madien'ı öğrendim şu bu diyerek...

O arada seldayla biz stadın sınırlarını zorlayıp saha içine nasıl inerizin kritiğini yapmakla meşgüldük, çocuk cağzımın 300 bayılıp girdiği yerde ne işimiz var diye sorguluyorduk... Sonra sikitet lan güzel burası kıvamında şansımızı zorlamanın alemi yok tadında vip tribününe beleşten ortak oluverdik... Gel görki Manowar kısmetine bize accept nasip oldu... Ben bi heves manowar beklerken accept sahneye çıkınca lan bunlar kim şeklinde , mal mal sahneye bakmaktaydım, açıklama yine sahaya inemktense vip'e 300 bayılmayı uygun goren çocukcağzımıdan geldi , onlar saat 17:00 de çıkmıştı üzgündü, 19:00 da accep vardı... Hadi ya şekilde bir tepkimem oldu kendisine , sonra son dakikada götünü kaldırsan olucağı buydu elbet diye söyleniverdim... Gerçi herşey spontane gelişmişti... Hayatta bu aralar zaten spontane bir şekilde ilerlemkteydi... Dolayısla şaşırılıcak bir durum yoktu... Acceple yetinemeyi bilicektik , güzeldi de kendileri hem, severek dinledik... Ayrıca kaç senedir o stada girmemekteyidimmm , ki bir yürek acısydı bu... Tüpçü gitmeden o stadın , o takmın keyfi yoktu bizim için ... O tribünde ortak olabilceğim tek tezaruhat yeter yıldırım beydi ama yeterdi...!

Sonra aklıma geldi yok yeni stad, yok su, yok bu teraheneleri, kıyılmasındı efendim o güzelim dolmahçeye diye yine iç geçirdim... Futbolun endistirüsüne heba olamasın dedim o güzelim stad...! Her beşiktaş çocuğu için o stadın ayrı bir anlamı vardır efendimmm... beşiktaşlı stadını ayrı bir sever sayar... başka bir kıymetlidir gözünde... onun için kıyılmasındır elbet...!

Mevzu futola gelmişken dünyanın kupasını es geçmek olmaz değilmi sayın güncecim... Futbolun demokrasisini öğreniyorduk güney afrika'da vuvuzelanın kulakları içine eden sesiyle... Varsın olsundu ama ... Bir başka halkın eğlence biçimiydi efendim bu, senin gibi eğlenmeyene tahamülün sınanmasıydı az çok... Onun için elbet yaşasın vuvuzellaydı... Sonra bide jabulani vardı kupanın topu, orda sıkınıtıya düşebilrdim işte , futbolun topu basittir efendim , yuvarlaktır kafidir gerisi yalandır , sudur budur... yoktur bunun jabulanısi yani...

Ah bide arjantin var elbet sayın gunce , gönlümüzün takımıdır... Futbolu sevmiyosanız eğer bunun nedeni sadece maradonayı izlememiş olmanızdır ... Ama çok bişiy kaçırmış sayılmasınız halefi mevcut sahada, arjantinin mutevazı soklarından çıkmış bir velet , maradona ilk izlediğinde ,gözüm arkada kalmıycak diye buyurmuştu kendisine... hakkatten öyle ama... Ben bu kupanın maradonanın arjantine gitmesini istiyorum sayın güncecım... O tutkulu asi ruhlu herifin ülkesine gitsin istiyorummm... ve diliyorum...









istanbul
hosting