30 Haziran 2010, Çarşamba
saat: 16:57


çıka çıka yetgün ismi çıktı. bikere yetkün kız ismi mi erkek ismi mi onu bile bilmiyorum ki?! google amcaya sordum o da birşey demedi. bi ebeler listesi falan çıkarttı karşıma ama sevgilimin bir ebeyle ne işi olur? ebesini mi buldu acaba? :o)) ve ebesi ona sevgi dolu bir mesaj yolladı.. yeavrum 32 sene önce seni ne emeklerle doğurtmuştum.. "sevgini kazanmak emek ister.. kalbine girmek şunu ister.. bunu ister.." ne lan bu?!

geçen gün yaptığım gibi uyandırmak istemedim sevgilimi. balkonundaki sandığın içindekileri boşaltıyordu. sıra mektuplara geldi. atılacaklar ve tutulacaklar diye ikiye ayırıyordu.. tutulacakların içinde bir zarf gördüm ve saf gibi "aaAAaaAAaa ayşen sana mektup mu yolladı?" diye soruverdim. salağım işte!! bi dur değil mi? bi bekle! bi sus! bi sakin ol!! sonra git o mektubu ordan aşır. gece oldu mu aç oku.. ama yok lönk diye sordum işte. sonra sorduğum soruya şok olmuş bir surat ifadesiyle panik oluverdi. "ayşen mi? mektup mu? eee.. ööö.." hemen yırttı atılacaklara koydu. o kadar çok parçaya ayırdı ki!!! "e madem senin için bi önemi yok neden tutulacaklar arasına koydun" dedim.. sinir oldum!!! gece yatağa yattım.. herkesin uyumasını bekledim.. çıktım odadan usulca. kapının önünde duran poşette gözüm. amacım içindeki parçaları almak poşeti aynı şekil yerine geri bırakmak.. davrandım! ama o kadar çok hışırdadı ki!!!! yakalanacağım ve rezillik çıkacak diye devam etmedim.. ama o gece uyuyamadım. dedim ki "ben bu işi sabah yaparım" o da olmadı. biara kendi evime gittim geldim bi baktım poşet yok. annesine sordum "kapıcı çöpleri akşam almıyor muydu?" diye.. "geldi verdim o da bi kamyonete sattı" dedi. bak yaaa eminim gözü gibi baktı o poşede. ben almayayım diye. yine de inanmadım kalktım çöp konteynerına gittim. belki çok iğrenç ama çöpleri karıştırdım!!! ama bulamadım yaaaa.. bulsaydım alacaktım.. yırttıklarını birleştirip yazdıklarını okuyacaktım.. eğer beni aldattığını öğrenseydim.. yıllardır içimde yanan ateşi söndürecektim..

istanbul
hosting