03 Temmuz 2010, Cumartesi
saat: 01:33


- soldaki ilk ağacın orada inicem
- hepsi ağaç hangisinde ineceksin ki anlamadım
- soldaki ilk !

tamamen piç olmuş bir cuma gecesi. neler umdum neler buldum.

önce m.'la hollanda - brezilya. tek brezilya taraftarı olarak bendeniz ezildim büzüldüm. ondan sonra beşiktaş'a gittim. b.'larla buluştum. yemekte çok eğlendik. oradan migros'a gidip abur cuburumuzu aldıktan sonra a.'in atölyesine gittik. çok karanlık, çok sıcak ve çok bayıktık. sonra n. kuzenin telefonu bana ilaç gibi geldi. deli, annesini kandırmış, burnunu deldirecekmiş. "çok korkuyorum, gelsene benimle" dedi. gittik haliyle.

ondan önce hala cihangir'de maç izleyen m. ve o. abi'nin yanına uğradım. kendisi bütün gün yerinden kımıldamadığı için fena halde mayışmış ve light cola'yla kafayı bulmuştu. beni çooooook fena ekti. yarın akşam da ekerse bozuk atma vakti gelmiş demektir. sözde bu gece ucuz tekilacıda sarhoş olacaktık. ben de yarını kusarak ve yeşil elma yiyerek geçirecektim. planlar tutmadı. neyse artık.

arkadaşlardan aldığımız tavsiye üzerine mısır apartmanı'ndaki dövmeciye gittik. nasıl güzel yer anlatamam. belki haftaiçi uğrarım bakalım. benim baykuşu söyledim, "arkadaşlar çalışsın senin için" dedi. bakalım ne çıkaracaklar?

n.'nın burnu güzel oldu. yavrucak pek korktu başta ama çok acımamış dediğine göre. sadece bikaç damla aktı gözünden, şahidiz :)

sonra nasolsa ekildiğim için onlarla oturdum. kuzenlerimle dışarı çıkma keyfini ancak bu yaşta yeni tadabiliyorum. garip bir yaş dizilimi var kuzenlerimle aramda. ancak bunlara yetişebildim.

onlar tünel'e doğru giderken ben de kaçtım odakule'nin oradan ve girişteki konuşmayı yaşadığımız taksiyle evime geldim.

istiklal'de vuvuzela satıyorlar. bence ülkeye girişini yasaklamaları lazım.

şimdi vicks sürüp sızmayı planlıyorum.

hala boğazım ağrıyor, evet.

günün şarkısı: yasemin mori - nolur nolur

istanbul
hosting