|
04 Temmuz 2010, Pazar
saat: 20:21
Mezuniyete dair bloga yazamayacağım çok detay ve tesadüf var. Koray'ın arkadaşının bizim masada oturması, Görkem'in Koray'ın odasında uyanması, Dünyacan'ın annesinin benim mezuniyet fotoğraflarımı beğenmesi, içinde bulunmak istemediğim ama bir yandan da bulunmam istenmediği için bozulduğum fotoğraflar... Mesela baloda tek bir fotoğrafım yok şu an, herkes bir araya gelip gelip fotoğraf çektirmişken. Bölüme dair bir dışlanmışlık hissi var, yok değil, ama bu durumu benim yarattığımın da farkındayım. O değil de balo sanırım daha güzel geçemezdi. Gerçekten. Hani düşündüm, düşünmedim değil, acaba Ali olmasaydı daha mı çok eğlenirdim, ne yapardım, ne olurdu... Yok, daha çok eğlenemezdim. Herhangi bir durumda, bu tarz bir baloda, daha iyi vakit geçiremezdim. Sonrası biraz sorunlu oldu, ama bir de şunu fark ettim ki, o sorunu bir şekilde söyleyebildiğim zaman, sorun bir sorun olmaktan çıkıp günün bir parçası haline geliyor ve o sorunu da sevmeye başlıyorum. Normal mi, değil, yapabiliyor muyum, her zaman olmuyor. Ama işte diyorum ya, eğer söyle(YEBİLİ)rsem, iç bırkalayan bir sorun olmak yerine, o günü doğal kılan bir detaya dönüşüyor. Hani insanların kusurlarını da severiz ya, onun gibi bir şey sanırım. | ||
|
|
||