05 Temmuz 2010, Pazartesi
saat: 13:48


temmuz gibi enuyuşuk ayda doğmuş olmanın sıkıntısını çeker gibiyim.içimden geçen pop dinleyip,şöyle kuytu bi havuz kenarında kokteylimi yudumlayarak elime geçen gazete eklerini satırsatır okumak...
bir teen hayaline indirgenmiş hücrelerim,burcun tesiri altında olsa gerek.2 gün sonra doğmuşum.bi bakmışım 30 olmuşum.anadolu kasabasında doğmuş olmama rağmen,neyseki geçmişin acılarıyla hayıflanarak,ah-u vahlar çekmeyecek kadar bilincim yerinde...
pişmanlık yersiz huzur kaybı...babam duysa insan geçmişindende dersler çıkarmalı derdi.tüm derdi geçmiş zaman.kasaba ve öğretmen birleşiminin sıkıntısını az çekmedim.oğul nasihatları babam yaşadığı müdddetçe sürecektir.bunu öğrendiğimde onu dinlemeye başladım.dinlemek kötü bişey değil,gün içinde aynı sonuca varılacak 10 farklı varyasyonunu duyduğun bi cümlede bile...
öyle yada böyle 30 hoşgelsin...kirlenmek kadar yaşlanmakta güzeldir.o zaman uyuşuk uyuşuk geçsin gözünü sevdiğimin temmuzu.benim cici ayım.7 sinde,70 inde...

istanbul
hosting