|
06 Temmuz 2010, Salı
saat: 12:38
Dün geceden beri melankolik şarkılar dinleyip duruyorum. I found my love in portofino ile başladım. Ama onun o gramofonlu kaydına hastayım. Hele iğnesi döndükçe arasına sıkışan tozların çıkardığı çıtırtıyı duyurmuyor mu sana,işte o benim bittiğim andır sedat abi. Kaldı ki çok da güzel mandolin çalarım. Ama dalida'nın ki değil orijinaline hastayım ben onun vittorio palliatini söylicek. Onun plağını gözümün önüne geliyor şu an. Ardından carlos gardel'den girip astor'dan çıktım. Sızmışım sonra. Sabah kalktım line'da mıydı 3 arkadaş filmini seyrettim. Kadir inanır ilen Hülya ablamız. Ah ulan hülya en masum dönemlerinmiş. Yani nasıl oynamışlar be... Aa cenk taner'i unuttum bu arada. iki bilet istemiştin ortalardan sen almışsın uçurumun kenarından... Cenk abim ağlatacak günlük. çok fena. Hele o salak filmde bir gözlerim doldu ki günlük... Ama yani son sahnesi artık yardırdı yani... Yuh dedim artık bu kadar arabesk olmaz,içeride annem olmasa "düllaayyyyy düüülllaaaaayyyyyy" diye höykürebilirdim. Belki de höykürmezdim. O değil de şimdi aklıma geldi ben rüyamda da ağlar gibi oluyordum. Bu ne lan? Noluyo lan bana? ee insan en son 2 yıl önce cerenden ayrılırken ağlayınca dolmuş olabiliyor diyoruz. Hayır rüyamı anlatsam gülersin... Ben,ilkokuldan oğuz,orçun ve liseden gül oturuyoruz. Oğuzla orçun güle yazıyorlar bense hiç konuşmuyorum,soğuk bir şekilde oturuyorum. Sonra oğuz sataşıyor bana falan,birisiyle kavga mı ne etmiş onu anlatıyor,ben sonra bir damardan giriyorum düşün o adamı ağlatıyorum :D yaw ne salak bir günce oldu bu ya ağlamak fiilinden nefret ettim. Duygusuzum olm ben. Yok bende duygu muygu. Öyle düz bir adamım ben. Kalp de yok bende. Cidden. Ağlarım :P | ||
|
|
||