|
08 Temmuz 2010, Perşembe
saat: 17:24
hani yine de büyük konuşmuş olmayayım, ama hayatımın şu zamana kadarki en boktan günlerini yaşıyorum muhtemelen. zaten yeterince çıldırmış olduğum yetmezmiş gibi, bir de sınav kağıdını, daha doğrusunun onun içinde durduğu kargo poşetini kaybetmiş olduğumu fark ettim. eve o kargo poşetiyle döndüğümü hatırlamıyorum. bu tarz şeyleri hatırlama konusunda oldukça iyiyimdir. o gün uğradığım yerlere uğradım, hiçbirinde yok. her ne kadar bunu evrenin 'napçan ya sınavı' gibi bir mesaj vermeye çalışması olarak algılamaya yatkınsam da, sanırım yarın gidip kağıdı yeniden çıkarttıracağım. hemen yapılabilen birşeyse tabi. sonra zeynep'le buluşup kırtasiye gezdik. yaş kaç? otuza birkaç var. nelerden keyif alırsınız? valla işte bir saat boyunca silgi bakmaktan, kalem seçmekten, raflarda dizili ne kadar defter varsa onları ellemekten. ardından da "ben portakal suyuyum, ayağa kalkarsam dökülürüm" fantastik cümlesini işitip kendimden geçtim. etrafımızda tom robbinslerin yaşıyor olması güzel. | ||
|
|
||