09 Temmuz 2010, Cuma
saat: 02:56


nasıl bir kafa da ya da nasıl bir dünya da yaşadığımı inanın bende bilmiyorum..şu ana kadar gördüğüm,duyduğum,yaşadığım bir çok şeye ilk başlarda hayretle bakarken bir süre sonra insan alışıyormuş bunu farkettim..binlerce hayat geçiyor hayatımızdan binlerce hayat yaşıyor o an bizim hayatımızda...
blog'un ilk yazısı..güncenin ilk satırları..saçma,eğlenceli,sıkıcı,komik,garip,sinir edici olacak belki ama en azından artık rahatlıycam bende...öyle hayatlar yaşıyoruz ki etrafımızda resmen dizi olur bunlardan

saat: 02:56

çok sıkıldım acayip bunaldım bildiğin gibi değil...hadi buluşup bişeyler yapalım dedik olmadı..sonra yaptık güldük eğlendik şamata filan derken bi ara benim beynim yine çalışıp hayal dünyamda film yapmaya başladı..insan bazen edepsiz olabiliyor;insan bazen karmaşık şeyler düşünebiliyor..bi an oturduğum mekanda ki herkes ayağa kalkıp tango yapmaya başladı...muhteşem bişey..aşk,tutku,seks...tam biriyle dans ederken hop öteki çekti belimden..ardından koku filminin son sahnesi gibi bi anda millet soyunup öpüşmeye başlıyor..tüm taksim bir anda soyunup yolun ortasında birbiriyle sevişiyor adeta.. tamam geri geldim..bi süre sonra normale döndü zaten beynim..bir shot oh mis!kendine geliyor insan valla...
düşünüyorum da insan gerçekten değişebiliyormuş..geçmişime dönüp baktığımda nerden nereye gelmişim..lise hayatım bombok geçti.ergenlik dönemi denilen meret var ya geç yaşamış olsam gerek lise baya zorlu geçti..beni tanımak zordur biraz,her bir sene bir öncekinden daha farklıyımdır..bir sene önce ki kimse beni bir sene sonra tanıyamaz;pek fazla.öyle anılarınız olur ki hayatınız da siz değişseniz bile onlar değişmez bir türlü..kayıplarla dolu bir lise hayatı..okulum,arkadaşlarım,sevgilim,kendim..kazançları yok muydu?? baktığınız zaman o dönem okuduğum okulun bana hiçbir kazancı olmadı..kayıplarım sayamayacağımkadar çok..o zaman tüm bunları yaşarken aslında çok eğlenceli gibi geliyordu ve inanın bana beni o zaman tanısaydınız asla şimdi tanıyamazdınız..zaten tanımak yasak bu işte..eğlenceli yanı da bu olucak sanırım işin..
öyle bir dönemdi ki:sahilde oturduğunuz yeri sırf sizi kovmak için yakarlar,kafanız bir dünya iken eve dönmeye çabalrsınız,öyle ortamlarda bulunursunuz ki kendinizi bile tanıyamazsınız,"bong"efsanesini yaşamak,sevgili küçük marryleri yakından tanımak,bayılanları sırtınızda taşımak ve bunun yanında sevdiğiniz insanların bazılarını gözünüzün önünde kaybetmek...şimdi o dönemde hayatımda olan insanların bir çoğu nerde ne yapıyor bilmiyorum;kendini kurtaran bir kaç iradeli insan dışında..he bir de hapishane de olan dışında...
çok ilginç değil mi??işin bu yanı insanı cezbeder macera adrenalin yaşarsınız...ama bir gün aynaya baktığınızda aslında baktığınız yüzün size ati olmadığını gördüğünüz zaman....işte o zaman tüm hayatınızı değiştirmeye karar verirsiniz.

saat: 03:02

bütün sevdiklerim benden uzakta..ihtiyaç duymak böyle bişi olsa gerek.özlemek aslında yakınındaki kısa süreliğine gittiğinde ve geleceğini bildiğinde hissettiklerin değilmiş.özlemek aslında onları bir daha kim bilir ne zaman göreceğinmiş..yalnız olmak buymuş.. kimsenin yokuluğuna alışamadım da bir tek sana alıştım..sensiz yaşamak daha bi ilginç ama üzücü değil. belki de çoktan kestik biz aramızdakini ya da sen en yakınımda olupta sen de gidince uzakta olanlara alıştığım için... ne biliyim özlemedim açıkçası sen,.insan en yakın arkadaşına bunu yapar mı??hem de yanında olan!?! belki de sen geldiğinde ne kadar özlediğimi fark edicem..bilmiyorum..ama gerçekten gelmezsende çok üzülmem sanırım..

 
hosting