11 Temmuz 2010, Pazar
saat: 21:17


çok güzel bir gündü.

önce sabah zorla telefonla uyandırıldım.
meraldi.
kalk haydi nerdesin diyordu. dedim sen uyanamazsın diye düşünüp uyanmadım dedim.
biz çoktan geldik diye bi haykırdı :)

neyse kalktım apar topar indim kadıköye.
moda iskelesinde güzel bir ögle yemeği ile birleştirilebilecek kadar zekice tasarlanmış, yemek ve sohbet üzerine kurulu, doyumun maximum'a ulaştığı lüks eğlencelerden birini yaptık(yani brunch,ama böyle uzun uzun yazınca havalı oldu :P)

efenim ardından iskeleye yürüyüp eminönü'ne geçtik. ordan sağa takıl sola takıl ve biraz yürüyüş ile human world müzesine gittik. ki hayatımda gittiğim en güzel müzelerden biri diyebilirim. ordakilerin hepsinin canlı insan olduğunu bilmek biraz ürkütücü gelsede güzeldi.

hele ki 2mm kalınlığındaki lazer ile doğranmış insan parçaları o an iğrenç gelmesede müze sonu videoda nasıl kesildiklerini gösteren video iel herşeyi hatırlattı.

neyse ordan çıktık. cihangirin arka sokaklarında gezdik. ordan taksime çıkıp, galata kulesine sorti yaptık. galata kulesine çıktık. ordan galata köprüsünün altındaki mekanlarda balık-rakı yaptık. gerçi ben tavuk bira patates olayına girdim.

ordan ç ıktık güllüoğlunda bir tatlı ve eve dönüş yolunu tuttuk. yeni geldim eve.

ayaklarım acayip ağrıyor şuan ayakta durasım hiç yok.

saat 11 den akşam galata kulesinin altına gidene kadar tam 8 saat boyunca hiç durmadan yürüdük. 8 saat ayakta ve yürüyüş. ıyk! ayaklarımı hissetmicek kadar acıyor.

ama çok güzel geçen bir gündü diyebilirim.

haftaya karaköy-balat-pierre lotti gibi bir güzergahı üzleyip, akşamında yatta 80-90 türkçe pop partye gitmeyi planladık bakalım. bişi çıkmazsa böyle :)


istanbul
hosting