|
12 Temmuz 2010, Pazartesi
saat: 00:02
-kıskanmayacak mı sarmaşıklar? dolaşırken aklıma saçların / değil mi ki beraber büyütüp toprakları beraber öldürüyoruz kavimleri... çölden bahsetme hayır... serap görmedim, gerçekti bütün soluklar... -senden sonra bir kaç- cevapsız bıraktım... seni. sayfalar açmıyorum ne tuhaf, kapatmıyorum kapıları, pencereleri / içimin... ve susturdum emir kiplerimi. dolaştım/ yol buldum tepesine kadar bulutların ve attım kendimi -yerin altına- içindeyim evet, kiralanmış rüyalar buluyorum bütün kahve fallarında. çıkıp gitmedim o kapıdan/ hiç bir yere... toza dönüşüp ciğerlerime kadar işledim sadece... ve içimdeyim evet. kurtulacağız biliyor musun ? sımsıkı halatlardan koparıp gövdelerimizi yeniden kaybedeceğiz kazandığımız her şeyi. kurtulacağız biliyorsun... -ateş başka ne işe yarar ki- savrulmak için, küle çevirmiyorsa... | ||
|
|
||