13 Temmuz 2010, Salı
saat: 02:23


Garip bir gündü. İçinde 16 gün barındıran bir gündü. 8'de kalktım, ders çalışmaya indim. Binbir fenalık geçirdim. Okula gittim. Gülsün geldi. Ders çalıştık. Bir ara iki dakikalığına sigaraya inelim dedim. Birileri de iki dakikalığına okulun önünde durmaya karar vermişti. Günce öncelikle buna ilahi anlamlar yüklememe karışamazsın. Tamam duruşma vardı, yine Beşiktaş'ta bulunacaktı. Ama mesele zamanlamaydı. Dallama gibi davranmadım, öncesinde de davranmamıştım. Yanında cool davranabildiğim tek hoş adam olabilir. Ha tabi bir şey olacağından değil. Ama dün kendisini alelade bir şekilde tasvir etmiştim. O veletsel bir ilgi demiştim ki doğru. Amma bugün, 5 ay sonra ilk defa gördüm Özgür'ü. Kafam çokgzel bu arada. Neticede bu adam benim ileride karşıma çıkacak bir şekilde, biliyorum.

Benim bu karışık günde kafama kazınan iki şey var aslında. Babaannem neredeyse ağlatacaktı beni, hatta ağlattı. Komşuları yazlıktaymış, ekime kadar yokmuş. Perşembe de kahvaltıya gitmeye karar verdim. "Yalnızlık zor" dedi. İçimden "çok zor" demek geçti. Zor tuttum kendimi. Çok yalnız hissettim bugün kendimi. Hatta neredeyse senelerdir bu kadar yalnız hissetmemiştim kendimi. Sonra sınava girdim, sınavdan çıktım. Tek ders sınavcılarıyla oyalandım. En son orduevindeki arkadaşlar geldi. Yalnız olmadığıma tekrar inandırdım kendimi. Ama tekrarlanacağını biliyorum.

Yarın Gökhanlarlayım. Ciddi ciddi Gökhan'ın en yakın arkadaşım olduğunu düşünüyorum.

istanbul
hosting