|
14 Temmuz 2010, Çarşamba
saat: 16:55
benim avatarın tişörtünden gördüm birinin üzerinde. adama sormak için koşmak zorunda olmasam gidecektim yanına ama sapık muamelesi görmek istemedim. gören olursa bana haber versin bi zahmet. bu sabah hepsini yolladım malum ama bi baktım duvardaki askılar dolu. hepsi de yer tutan şeyler, bendeyse topu topu bi bavul var donları koymak için. çıktım bi koli daha aldım,nolur nolmaz diye bi de küçük yedek aldım. onu da yaptım. bu sefer de gönderme derdi çıktı tabi. tam eve gelirken bi eskici gördüm dedim " bunu evden alıp kargoya kadar taşır mısın?", "tamam" dedi "yardım edilecek birşey varsa gelip toplayayım." bu birden bi garip geldi bana, tırstım heriften, vazgeçtim. eve girse soyulacak bir şey kalmadı dolaptaki iki muz ve benden başka. yine de bu kadar heyecana can dayanmaz. sonunda mahallemizin sucusundan rica ettim, durağın taksisini de kafaladım. hallettim. ah canım mahallem... bakkalımız uyuz ama... bi sürü bozukluğum vardı "lazım mı?" diye sordum, "çok var" dedi. para bozdurmaya kalksam zırnık koklatmaz ama öyle bi herif. çok uyuz çok. dönüşte enginar aldım lokantadan, evde yumuldum ama güzel değildi, ben daha güzel yapıyorum, hıh ! azıcık kestireyim dedim, yine 4 kere telefon çaldı. sensörler aktif demek hala. akşam kızlarla yemek. bi de evi bi süpürmem lazım a.'ya devretmeden. korkunç pislendi. faturalar ödenecek, okula gidip mezuniyet belgem alınacak. yarının işleri de bunlar. pfff... saat: 17:32 istanbul'da kilosu 15 tl olan değirmendere fındığının izmir'deki fiyatı 7 tl ! sanırım gitmek için iyi bir yer :) züğürt tesellisi diye buna derim ben ! | ||
|
|
||