|
16 Temmuz 2010, Cuma
saat: 14:52
Tatil Güncesi 1. gün; Geçen haftalarda açıklanan GO turnuvası abuk ve dorleon için beklenen bir fırsattı. Bu iki herif izmire gidip gezip tozmalıydı. Zaman yaklaştıkça dorleon un abuk üzerindeki baskısı artıyor ve bununla beraber abuk kendini izmir yolculuğuna daha yakın görüyordu. Tarihler 15 temmuzu gösterdiği gün abuk ve dorleon yola koyuldular... İkiside otostop çekmeye karar vermişti. Lakin otostoptaki amaçlar birbirinden farklıydı. Abuk 'paramız cebimizde kalır' derken, dorleon ise 'macera olur lan' düşüncesindeydi. Sonuçta ikiside hemfikirdi ve asvalta çıkılıp otostop çekilmeye başlanıldı. 5-10 dakika sonra sigaralar yakıldı. Sigaralar daha bitmemişti ki bir kamyon durdu ve bizi aldı. Macera dolu ve beleş yolculuk nihayet başlamıştı... Kamyon temiz değildi, biraz tozluydu, tozluydu, çok tozlu ve çok pisti... Turgutlu semalarına yaklaşık 10-12 km. kala 'cıvııı cıvıııı' diye sesler gelmeye başladı araçtan. Mustafa abi (şöför) aşağıya inip kontrol ederken kenarda meyve satan işgüzar bir herif mustafa abinin yanına gelip birşeyler dedi. Bizde bu arada kamyonun içinde cenabetlikten derin bir sohbete girdik :o) Araç tekrar çalıştırıldı ve yaklaşık 0.5 km. hızla rampa yukarı gitmeye başladık. Daha sonra yokuştan iniş ve en son gaza yüklenme ile gelen kayışın kopması... Avşar köyünün girişinde mustafa abi bizi bıraktı ve kendisi kamyonun içinde tamircinin gelmesini bekledi. Bizde 'madem hiç gelmediğimiz bir köye geldik niye o zaman tadını çıkarmıyoruz?' diyerekten yol üstündeki kahveye oturduk ve çay içtik. Abuk işemeye gittikten sonra otostop yapmaya tekrar koyulduk. Ben açıklık bir alandfa otostop çekelim derken (çünkü şöförler bizi uzaktan daha iyi görür) abuk ısrarla, sırf gölge diye, sırf o poposunun rahatlığını düşündüğü için bizi kocaman bir ağacın yerlere kadar uzanan dallarının arasına kadar yürüttü. Yaklaşık yarım saat sonra bir kamyon daha durdu ve yolculuk kaldığı yerden devam etti... Kamyon süperdi, temizdi, toz yoktu... Bu sefer öne Abuk oturmuş ben ise arkadaki TEMİZ yatağa uzanmıştım. Güzel bir sohbet ile belkahve semalarına kadar geldik. Lakin daha sonra bir telefon görüşmesiyle Harun abi (şöför) birden dellenip küfürler yağdırmaya ve yokuş aşşağı koca kamyonu makaslara gire gire sürmeye başladı. İzmire ulaşamadan ölücektik... EGS ye varmadan 1 km. önce fabrikanın önünde indirildik. Dolmuşların geçtiği kavşağa kadar yürümeye başladık. 15-20 dk. sonra dolmuşa bindik ve Erimpavın kız arkadaşının evine sağsağlim ulaştık. Muhteşem bir yaz yemeğinden sonra (Karpuz, peynir, zeytin) oyun başına oturduk ve Abuk o muhteşem kelime dağarcığıyla bizi silip süpürdü. Gaza gelen abuk bu sefer genel kültür oyununda g.tü kalktığı için aynı başarıyı gösteremedi. Bu arada dorleon ise deli olmak üzereydi. Çünkü sanat sorularına geldiği zaman kendisine hep edebiyat soruları geliyordu. Kendisi edebiyattan ve edebiyat yapanlardan hiç hoşlanmazdı :o) Oyunu Eripmav kazandı. Daha sonra gecenin 3 ünde tavuk kanadı yendi. Daha sonra bendeniz uyudum. Abuk bilgisayar başında artık ne yaptı bilmiyorum :o) Eripmav da dizi izledi... (final düşük bitti sanki ya) :o) | ||
|
|
||