|
17 Temmuz 2010, Cumartesi
saat: 11:51
Günaydınlar pek sayın, sayın olduğu kadar da neş'e içerisindeki okur kişi! Hiç farkettin mi bilmiyorum patatesçilerin sesi asla kısılmaz. Patatesçi, patates kelimesini yaymakla o kadar bütünleşmiştir ki sıtma ve faranjit ve bilimum ses teli ile dingildeyen hastalık ona dokunmaz. Sen gider konserde iki çığırırsın, efendim boğaz ağrır, ses travesti gibi çıkmaya başlar, can acır, doktora gidilir vs. gibi artan şikayetlerle maruz kalır, zaten boktan olan kendi kişisel dünyanın içine daha da sıçılır. Doktor da üstüne tuz basar gibi "geçer, iki üç gün konuşmayın" derse o anda ele beylik tabancayı alıp DAN DAN DAN diye üçüncü sayfa haberi olmak istese de insan, ne beylik tabanca bulunmaktadır, ne de üçüncü sayfa haberi olmak pek de istenilesi bir şey gibi gelmez o anda. "Peki doktor beycim ben biraz daha rahat hissetmek istiyorum ona ne yapabiliriz" sorusuna doktor tıbbi boynunu bükerek, "pastiller, sıcak birşeyler için yararı olabilir" diyecektir. Sonra eve dönülür, dönülmezden evvel kutu kutu meyve çayları ve yeşil çaylar alınır "Hassiktir bir kutu çay bu kadar mı para" diyerek, eczane abiye uğranarak "abiğ benim boğaz bombok bana güzel bi hap versene" denilir, sonra ev ve yorgan döşek moduna girilerek hasta olma sezonu açılmış olur. Bu bir seremonidir, hasta olmak. Pijamaları bile özeldir hasta olmanın, yazsa pike, kışsa yorgan altında durmak, "ay ateşim çıktı mı" nidaları ile termometreye taciz ateşi açmak, evde eskaza sevgili şahsı varsa "nolur çorba yap" ile başlayan tripsel nazlanmalara başlamak gibi minik, minik olduğu kadar da sinir bozucu ritüelleri vardır. "Ay hapşuruyorum gribe mi çevirdi ne?" sorusuna insan "eh bre dallama, eh bre salatalık, o kadar terledin boktan bir boğaz ağrısına yorgan altında, üşüttün" yanıdını veremez, "ah tabii tabii salgın zaten" şeklinde giden en politik açıdan doğru yanıdı verir. Politik açıdan doğruluk çağında yaşıyoruz zaten. İbne yok, homoseksüel var, zenci yok afrikalı amerikalı var, naber sorusuna "her zamanki gibi boktan!" yanıdını vermek yok, "iyiyim" var; "kafana sıçiym nasıl yapmış bu kadar kötü işi" yok "aa çogzel olmuş valla" var. Bu politik açıdan doğruluk çağının ilk kurbanı da eleştiri ve doğru söylemek oluyor tabii. Zira işin içinde politika olmasından kelli, çok sayın cumbabamızın ettiği bir laf olan "Dün, dündür, bugün bugündür" sözü tam bir mihenk taşı olma durumunda. Ve peki neden ben patatese ve politik açıdan doğruluğa ve hasta olmaya taktım. Dün manik cycle'ın oldukça boktan bir şekilde bitmesinden ötürü belki de, veya gıcık ve yaşlı ve muppet show'daki locada oturan amcalardan birisiyim. Bilemiyorum. Hadi eyvallah. | ||
|
|
||