18 Temmuz 2010, Pazar
saat: 23:01


sanırım hugh laurie'ye aşık olmak üzereyim.



house izliyorum, evet. önce aptal ergen kızlar gibi bir dizi karakterine aşırı bir sempati beslediğimi sandım. kendime kızdım hatta. zira house, aslında hiçbir şekilde ulaşılması imkansız olan bir karakteri yansıtır. ukaladır. sorunludur. saygısızdır. bencildir. yalnızdır. ve bağımlıdır. yani basit bir ''elde etmesi zor erkeğe oynamak'' klişesi. hadi canım sen de! işim olmaz.


ben bir programda "amerikalı değilim, topal da değilim, doktor da değilim, ve hatta huysuz bile değilim.'' diyen o basit adamı seviyorum. piyano bile çalabiliyormuş. canım benim.


onun dışında, tatil bitti. tam düşündüğüm gibiydi. bir hafta daha olsaydı, hayır demezdim.


bacaklarım iyileşiyor. fakat hala dizlerimin üzerine yatamıyorum. bir kaç hafta daha bekleyeceğim. son derece geçerli bir bahanem var: hastanelerden nefret ediyorum.


m. bana meis'ten 1 litrelik ouzo getirmiş. yanında ızgara balık ve salatayla ne güzel gider. mmh!


yarın tatilden sonra işe başlamam yetmiyormuş gibi, yeni müdürle tanışacağım. ızdırabtan ölmemek için birazdan yatıp uyusam fena olmaz bence.

- evet, bence de.

istanbul
hosting