|
21 Temmuz 2010, Çarşamba
saat: 02:08
kedi, köpek, kuş, hamster, kaplumbağa, tavşan derken evde bir de yarasa eksikti tam oldu. az önce bir çıtırtı sesine uyandım. önce böcek zannettim ama iki psikopat kedinin tepesinde durdukları siyah yaratığa yakından bakınca anladım ki: YARASA! hayatımda ilk defa yarasa gördüğüm için önce panikledim ama hiç de korkunç ve tiksinç bir yaratık olmadığını farkedince sakinleştim. zavallıcığın kanadı bizim kediler yüzünden birazcık hasar görmüş ama allahtan çabuk uyandım yoksa ne kanat ne yarasa kalırdı 5 dakika daha geç uyansam. neden bizim eve uçan yaratıklar "şöyle bir geçerken" uğramaya başladılar anlamıyorum. çok mu yollarının üzerinde ki? ya da içeride iki kedi olduğunu bilerek özellikle mi giriyorlar? hava akımı mı var pencereden içeriye doğru? sülo hazretleri bütün o "sevimli-uyku-mahmuru" ve "evin-erkeği-olarak-uykuda-bile-olsa-olaya-el-koyma" içgüdüsüyle gözlerini ovuşturarak sırasıyla benim, kedilerin ve yarasanın durumunu sorduktan sonra evde hayvanları koruma, kollama ve yaşatma bakanının ben olduğumu ve bütün kararlarıma gözü kapalı güvendiğini söyledi. ardından saniyeler içinde yatağa geri dönüp rüya görmeye devam etti. ben hala biraz sarsılmış haldeyim ve sıcakla birleşince uyuyabileceğimi sanmıyorum. ya balkondan saldıktan sonra uçamayıp öldüyse diye düşünmekten alamıyorum kendimi. ya benim manyak kedilerim yüzünden o minicik yaratık şimdi sakat kaldıysa? karanlıktı ve hiç birşey göremedim. off benjamin. oysa ne tatlı uyuyordum aşkımın kollarında, huzurla... gerçi gördüğüm rüya pek huzurlu sayılmazdı. şu okuduğum gece evi serisinin etkisinden olsa gerek juany nin vampire dönüştüğünü ve kıpkırmızı gözlerle bana pencerenin dışından baktığını hatırlıyorum. bir yandan pencereden düşmesini engellemeye çalışırken bir yandan da "beni ısırmasın yüzümde dövme istemiyorum" gibi abuk bir cümle sarfedip duruyordum. şimdi de kediler birbirlerini kovalama ve alabildiğince gürültü yapma seanslarına başladılar. haydi bana uykusuz geceler madem! | ||
|
|
||