21 Temmuz 2010, Çarşamba
saat: 14:14


zaman zaman boş zamanlar yaratabilmek

hasta olmanın faydaları var imiş. evde yalnız kalabilmek, kimsenin sizden bir iş yapmanızı beklememesi çok önemli şeyler. e ne yaptım sabah 8den beri ? hiç. balkonda oturup karşıdaki binayı balyozla devirmeye çalışan adamları izledim. izlerken insanların, ruhani çöküşlerini binanın yıkılmasına benzetmelerini düşündüm, acaba cidden benim de kafama balyoz balyoz mı indi tüm o devrik dönemlerimdeki yaşananlar diye sordum kendime.
balyoz çarpmasının fiziksel götürüsünü tahmin bile edemiyorum ama o işçilerin milim denge kayıplarında güm diye aşağı uçacakları şüphesiz. tekel işçilerini düşündüm sonra. bitki çayımdaki çiçeği yedikten sonra kalktım pembe minderimden. hayat boş mu yoksa hayatta arada bomboş mu olmak lazım, bu alışkanlık yapar mı bunları düşündüm. yine meraklanıp bilgisayarın başına geçtim. zamanımı sömürdüm, elektriği sömürdüm, gözlerimi sömürdüm, beynimi sömürdüm. sonra birinin blogunu okudum. kendime dair izler aradım nedense. özlemek değil bu. yok yok ara sıra özlemek.


istanbul
hosting