|
21 Temmuz 2010, Çarşamba
saat: 15:19
unuttum. yazacağım şeyi unuttum, halbuki birkaç nadide parçacık yakalamıştım kafatasımdaki dikenli bahçede gezinirken. tam yazacakken araya başka bir şey girdi, aslında girmedi ben gözlerimi ona çevirdim dikkatimi çekince, odaklandım aklımla yakaladıklarım fingirdeşerek dikene dönüp kayboldular haliyle.. kendi dikkatimi dağıtma konusunda oldukça başarılıyım son zamanlarda lakin başkalarınınkine kastırırken zeytinyağı gibi yüzeye çıkamayacağım durumlarda da bulduğum olmuyor değil kendimi. neyse, boynuma ağrı oturdu, keyif yapıyor benimkinden çalarak. kahvem de bitti çıkıp almaya üşeniyorum. marketten alşveriş yaparken unutmuşum, kalan aklım neredeyse artık.. mızmız bir çocuk gibi alabildiğine saçmalamak istiyorum, piçlik yapıp, eğlenmek ardından şefkat görmek ve vermek istiyorum ama kimse yanaşmıyor, çok geriyormuşum. ben geriyormuşum, komik değil mi? her dakika don lastiği gibi gerilmiş vaziyette nefes almaya çabalayan "ben". ve o kadar gerilmiş bir "ben" ki her an fırlayabilirim birinin kafasına, gözüne. ne harika olurdu, evet. düşünüyorum; gittikçe berbat davranan birine mi dönüşüyorum yoksa? yanıltmaya çalışıyor olmalılar.. çok sıkıldım, kahve istiyorum. uykum da geldi çok. anlamıyorum ki... niye özlüyorum? hüznümün neşeyle oynaşması rahatsız ediyor çok. | ||
|
|
||