26 Temmuz 2010, Pazartesi
saat: 06:39


Hadi ilerleyelim, eğer başarabilirsek. İlerlemek, umursamamak, olduğu gibi kabullenmek, ve mutluluğu bununla elde etmek ne kadar doğru bunu sorgular buldum kendimi.

Sevilen, hayran olunan bir insan olmam hiçbir şeyi değiştirmiyor. Artık büyüdüm, istemeden de olsa eskisi gibi olamam, sorumluluklara tutunmam gerek, her şeyden önce, sorumlulukları kabullenmem, bir parçam olarak içimde bulundurmam gerek.

Dışarıdaki yüzüm çok dürüst ve asla yalan söylemeyen bir insan, ama içimdeki yüzüm çok yalancı, hep bir bahanesi var, her şeye çözüm bulabilir, ve her şeyi bir şekilde açıklayabilir.

Aslında benden çok güzel "aldatan erkek" olur, açıları öyle delicesine hesaplıyorum ki, nereden düşersem düşeyim bu hep dört ayak üstüne oluyor, çünkü daha düşmeye başlamadan, havayı nasıl kandıracağımı planlayıp beni yere usulca indirmesini sağlıyorum.

Bende şeytan tüyü var, insanları ister istemez kendime çekiyorum, hala neyimi bu kadar sevdikleri konusunda bir fikrim yok, eskiden kendimi çok niteliksiz görürdüm, ve bu yüzden beni sevmeleri çok garibime giderdi, ama iyi bir insandım. Şimdi yaşadım, gördüm, geçirdim, insanlar hala beni seviyorlar, benim "iyi insanlığım" yandı ve külleri her yana dağıldı, artık hiç anlayamıyorum.

Kendimi öyle derincesine kaybettim ki, içimdeki arayışa nereden başlayacağımı bilmediğim için düzelemiyorum artık.

Ben eskiden insandım, ve benden daha kötü olanlara "insan" sıfatını yakıştırmazdım. Şimdi ben bile insan değilim, benden daha kötü olanların ise "vay haline". Ben iyi bir insan değilim, siz beni sevmeyin, ama yine de ben sizi sevmek istiyorum.

istanbul
hosting