|
27 Temmuz 2010, Salı
saat: 13:53
Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan; Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme. Günleri unutabilmenin tek yolu geleceğe sarılabilmekte mi? Zıvanadan çıkmış bir tiryakiliğin eşliğinde, yollarda umarsızca yürümekte mi? Bilinçsiz olarak arzuladığım sonuca vardım sonunda; böyle bakıyorum, durumum aptalca görünmüyor. Kahvaltıdan sonra votka içiyorum; bu taraftan bakma sen, ki bu günler anımsanmaz sayılıyor insan hayatlarında; anımsamıyorum geriye attığım üç beş saniyeleri. Pis bir özlem sarıyor yudumlarımla mide çeperlerimi. -soru dolu bakışlarla yazıyorum- bugünlerde... | ||
|
|
||