27 Temmuz 2010, Salı
saat: 18:23


sabahtan izmir'e gittik geldik. babamın arkadaşları tekneye yemeğe geliyormuş, erkenden urla'ya döndük.

öğlen de m.'yle buluştum, iyi oldu, gönül almaca oldu. yazık haber bekliyor konsolosluktan.

m. kerry'den ayrılmış. çok üzgün. üstüne bi de hastalanmış, çifte darbe yavruma. bana ne oluyorsa ben de üzüldüm. kıskansam da seviyordum kızı, yazık oldu.

dün akşam a. aradı. ilk kez benim yani artık onun evinde kalmışlar. çamaşır makinesi çalışmamış. halbuki ben gelmeden bi gün önce yıkamıştım çamaşırları. neden oldu anlamadım. utandım resmen, sanki bozuk mal kakalamış gibi. neyse servis çağırırlar, yapılır elbet.

geçen gün de evde şöyle yatak var gelirsin kalırsın vs diye m.'ye anlatıyordu, içim bi buruldu, kıskandım, üzüldüm. bir de çaktırmayacağım ya, sesimi çıkarmadım. neyse alışacağım zamanla elbet.

yarın bodrum'a gidiyorum. bakalım kimseyi kırmadan herkesi memnun ederek nasıl altından kalkacağım?

şu birkaç gezme olayında farkettim ki kafama göre tatil yapamıyorum. hep başkaları mutlu olsun, bilmemkim kırılmasın, aman onun da istediği olsun derken garip gurup şeyler yapmış oluyorum. neyse artık, bitti zaten.

bi de geçen gece tonbalıklımakarna'yı rüyamda gördüm ahaha. sözde dansçıymış, ben de onun seçmelerine katılmışım, sahnede izliyorum. ehehe nerden aklıma gelmiş hiçbi fikrim de yok :)

bi de bi de bi sürü kelebek gördüm bi rüyamda. geçenlerde müptezel bi video yapıştırmıştı ya, aynı onun gibi. her yer bembeyaz kelebeklerle kaplıydı.

yaaa işte öyle.

günün şarkısı: the corrs, bono - summer wine


saat: 18:26

şarkıyı değiştirmeye karar verdim, isteyen istediğini dinlesin:
u2 - summer rain (bugün yağmur yağdı burda)

istanbul
hosting