|
27 Temmuz 2010, Salı
saat: 21:25
Uyuduk mu eşit oluruz. Ne tutku, ne gurur, ne umut... ham meyve, dalında çok taze ve güzel görünür, zannedersin ki güzelliğine kanıp ağzına atınca tadını alacaksın, ama aldığında tadan acıya dayanamayıp yüzünü ekşitirsin ya, işte o durumdayım güncem, ekşidi yüzüm buruş buruş oldu. anlamadığım nokta şu, iyi niyetin neden hep farklı anlaşılmak zorunda, menfeaatleri için insanlar 10 yıllık arkadaşın bile olsa ayaklar altına alırlar seni. ama kız haklı bi yerde, onu insan yerine koymakta yapmış olduğum hata kendimi hayvan olmaktan bile aşağı duruma itti. ve bu ham meyveyi ağzıma attığım gibi çıkarıp çöpe attığım için pişman değilim. üf neyse günce, annene bile bazen güvenemeyip anlatmadığın şeyi neden arkadaşlarına anlatırsın boşboğaz. bir de sevdiğim adamın bir kez daha beni koruduğunu ve olaylara bakış açısını öğrenmiş oldum bu sayede. hayat çok garip ya günce, insanlarda uzak ne kadar rahat yaşıyormuşum meğerse.ankaraya gitmeye korkuyorum, ikilem de kaldım, karar veremiyorum hiç bişeye, suyu yatağına bıraktım o yolunu bulur artık. bugün çinliyle güzel bir gün yaşadık, suyun içindeki masalar sohbet yemek, çerez aldık, sibirya kurtlarının fotoğraflarını çekti, nehrin üstünde yürüdük. güzeldi yani. aferim çinliye hadi ben gittim nereye gideceksem yatakta debelenip durucam oleeey ADI: kuzey | ||
|
|
||