|
28 Temmuz 2010, Çarşamba
saat: 01:28
kagıt ustunde bitmiş,zihinde sonlanamamış bir ilişkiyi "vayyy cok kankayız" modunda süründürme çabası bizimki.. yani düğüne gidip dansedersek embesil gibi,birde fotograf çektirisek tabi ki insanların yorumu "yuh be ne biçim bakmışsınız birbirinize" olur.. bizde tıkanır cevap veremeyiz.. konser sonrası sabah ofiste birbirimizden habersiz dünkü konserde ne kadar eglendıgımız,aman da ne kadar mutlu oldugumuzu filan anlatırsak,en gerizekalının bile birlikte gittiğimizi anlaması 3-5 sn sürer.. evet sadece ıkımızın anladıgı esprıler var su dunyada,evet sana bakınca ıstemsız sırıtıyorum,evet anlamsızca cikolata getırıyorsun bana ofise,evet hala zaman zaman sarılıyoruz bırbımıze olmadık surelerde... bu gece "son havabukucu" ye gittik ya,cok emınım sabah "vayy tahta bukucu,of sus bukucem sımdı" gibi anlamsız ıletısım gercekleştırıcez..ve ınsanlar yıne anlayacak... ama butun ılıskı boyunca caktırmadıgımız bu durumu ayrıldıktan sonra aleme ilan etmenın de anlamı yok... ozluyorum senı, ve bu bırlıkte gecırdıgımız "arkadassal" zaman paylaşımları canımı yakıyor aslında.... ilerlemem lazım artık.... sana dönmemem gerek..surune surune dönmek istesem de dönmemem gerek... gurur,inat vs değil bu zorunluluk.. you know better than i do.. | ||
|
|
||