29 Temmuz 2010, Perşembe
saat: 00:08


Güne demir demirkanın gümüş sarkısıyla uyandım ben.
ama hiç öyle damlalar denize çizelemiyodu.harika bi güneş vardı.sabahın köründe safak sökerken denizin o sonsuz berraklıgında girdim suya.ellerimi dokundurdum denizin yüzeyine pürüzsüz suda halkalar yapsın diye.

kendimi dinliyorum su sıralar fazlasıyla.kendimi hafiften yeni hayatıma hazırlıyorum.
hazırlamalıyımda.

sabah denize girip yola cıktım.antalyaya geldigimde arabada klimadan dolayı bişi hissedilmiyo tabi.hatta bi yerde göstergede 46yı görünce önemsemedim bozuktur lan heralde o kadar da degildir dedim.
nerden biliyim ilk defa geliyorum hep söylerlerdi ama hep abartırlar sanırdım.
ama arabadan asagı bi indim aman tanrım.
kendimi kuzu gibi hissettim kömürde çevrileninden!

işleri halledip hemen kalkana gidip otelime gittim klimanın altına yattım.
birde denize girdim.

ama suan hala sıcak mesela.

ama bişi daha varki kalkana hayran kalmamak elde degil

bugün birinin sözünü dinledim.
gittim sahile rakımı söyledim balıgımı yedim.
bi ufak içtim.ama bagısıklık dolayısıyla dokunmuyor artık.eh buda hiç ekonomik degil nitekim.
hani suyun muptelası olursun cesmedende akar ama bu anasonun kaynaktan akıtamazsın artezyenden cıkartamazsınki dimi!

sahilde yanımdaki kız yüksek sesle bu sarkıyı dinliyodu.

eh seçim konusunda yardımcı oldu :)

yarın erkenden yolcuyum gene trabzona bu sefer!

volkan kaçar:*

fizy.com/#s/102yie

istanbul
hosting