03 Ağustos 2010, Salı
saat: 12:41


Dün, "keşke" sahile yakın oturuyor olsaydım dediğim bir gece yaşadım, üzerine de bacağımı yardım. yok, yarmak abartı oldu biraz evet ama morardı ve kocaman bir çizik var. sağolsun pedalları çevirirken her seferinde bacağıma geçirdi dişleri. neyseki düşmedik ama keşke düşseydik. düşelim diye kıçımı yırttım ama yemedi. yine de çok eğlendim bunca zaman sonra. amsterdam kafası yaşadık, tek bisikletle ve üzerimde uçuşan bir elbise. çalacağım o bisikleti..

bundan sonra sorgulamıyorum yaşadığım ya da yaşayacağım hiçbir şeyi, gözlerinden okuduklarıma inandım. ayrıca kızabiliyor olduğunu da öğrenmiş oldum ama yineledim, o gün haklı olan bendim ve tepkim normaldi.

minik f. sağolsun, ellerim ve kollarım çizik içinde. özlemişim kiti! mıncırıp birlikte uyumayı. ama o hayvan umarım o çatıdan uçmaz, ikaz et dedim lakin hayvan keşifte yapacak bir şey yok. yine de dün gece gerdi beni, kulaklıkla oyalayarak parçalamasına izin verdim ama yorulmadı pezevenk. zaten kendi işkolikliğinin sembolü etmiş hayvanı, adından belli. kesin rengine de tav olmuştur o aynı sebepten, siyah beyaz ya. neyse.

ve kahrolsun antibiyotikler, kahrolsun ağrılarım. uykusuz kaldım, uykum yok. ve geç kahvaltı ettim ilaçlar bünyemi sarstı yine. midem bulanıyor.

gerizekalı, umarım teklif ettiği şeyi yapmaz. hatta teklif de etmedi ya, "yapacağım" diye konuşunca bir anda, neye uğradığımı şaşırdım. rezil olurum, utanıyorum ben. keza diger teklifi de öyle, ama ona götümle gülerim hatta güldüm bile.

bundan sonra yaşadıklarımla ilgili hiçbir ayrıntıyı, hatta ayrıntı bile değil hiçbir şeyimi kimseyle paylaşmama kararı aldım. dünyamı paylaştığım anda sadece düşünceleriyle bile kirletebildiklerinden ortalığı istikrar sağlayamıyorum yaşadıklarım ya da yaşayacaklarım konusunda. iyi ve güzel diye niteleyebileceğim tutkularımla dolu ne varsa müdahale ediliyor sanki bir şekilde. tuhaf, seziyorum ve rahatsızım.
benim gerçeğim, kimseyi ırgalamaz.

ve kimse yargılayamaz..zira beklenti içinde değilim artık hiçbir konuda yaşantıma dair.
sadece nefes alarak geçiştiriyorum herşeyi..
tadıysa mevzu, tadını çıkartıyorum, evet.
elimden geldiğince..pür neşe maskeli acıyla, alıştım.

uykusuzluk midemi uçuruyor, gidip biraz uzanayım. kahve içmek istiyorum ama dün gece öyle bir bardakta ve öyle bir kahve yapmış ki bardakiler. hala etkisindeyim sanırım, belki de ondan uyuyamadım zira biraz alkol aldıgım zaman az uyuyorum. bu sefer hiç uyuyamadım ya da uyudum bir bok anlamadım.. ve iki paket sigaradan fazlasını sömürdüm.

bu sıcakta kanıyor olmaktan nefret ediyorum.
acımasızlık ama bu, kasıklarım parçalanıyor.
ağrılar zaten baki..

ve aklım başımda.

istanbul
hosting