|
03 Ağustos 2010, Salı
saat: 22:09
Ömer Seyfettin bir köyde öğretmenlik yapmaktadır. Malum yıllar sebebiyle ülkede şeker krizi yaşandığı bir dönem, Avusturalyadan bir gemi şekerin ülkeye gönderildiğine dair bir yalan atar. Öğretmen arkadaşları haberi duyup çaylarını şekerli içebileceklerine dair sevinç yaşadığı sırada, kapıdan okul hademesi Mehmet Efendi girer. Ömer Seyfettin Mehmet Efendiye döner; -Ne diyosun Mehmet Efendi, Avusturalyalılar bir gemi şeker yollamışlar bize. Mehmet Efendi istifini bozmadan -Ya Hocam inanmayın böyle şeylere bu kıtlıkta Avusturalyalılar şekeri nerden bulmuş da bize yollasınlar. Ömer Seyfettin sevinçle arkadaşlarına döner. -Bi yalan uydurdum bütün okumuş tayfa inandınız. Mehmet Efendi ihtimal bile vermedi.İşte bakın Turk insanı Alim değil Ariftir der. Referandum çalışmaları gerçekten çok üzücü. Bizde referandum kültürü olmadığı için, hazırlık çalışmaları da saçma sapan bir hal alıyor. Biri ordan Recep Bey diye ortalarda gezinir, yaz günü kazak giyer.Diğeri militanlarını sokağa dökmekle tehdit eder. Diğeri işi şova donüştürür.Her kafadan bir ses çıkar. Referandum seçim gibi değildir ki. Yanlış yaptığın seçimde bir sonraki seçim var telafi edebilmen için. Ama referandum tamamen bağımsız ve telafisi zaman alabilir. Umuyoruz ki halkımz gerçekten Ariftir. Nasıl davranması gerektiğini bilir. | ||
|
|
||