04 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 01:08


çok hissettim.gerçekten özlediğimi ve bunu bilmeye hakkı olduğunu düşündüm. 'seni özledim' diye mesaj attım.cevap filan istemiyordum çünkü ne dese saçma olurdu.2-3 gün sonra arkaodada asuyla oturuyodum.tuvalete gittim.döndüğümde asunun yanında oturuyodu.masaya geldim.naber nasılsın faslı.
-ya geçen gün mesaj atmışsın.mesajını gördüm ama gördüğümde ertesi gün olmuştu.bende o saatten sonra cevap atmak saçma olur diye düşündüm.
dedi bana.içimden hey allam salak dedim.
-tamam bu açıklamayı yapman bile abuk.boşver.
dedim gülümsedim.
o dakikadan sonra hakkaten abuk oldu çünkü.
formalite icabı özür dileyen adam.düşündümde formalite icabı özür dileme yaşını çoktan geçtim ben.hele bu kadar gerzekçe olanını.
o dakikaya kadar içimde kalmış bişiler vardı , ama sonra açıklamasından sonra dedim ki kendi kendime 'ben napmışım?'
çok garip ama bir yada iki cümle ile tüm itibarını yitirebiliyor insan.o kadar içtenlikten bahsederken bu sahte özürler de nereden çıkıyor diye soruyor insan.

işte o takıntı yaptığınız şeyler bir anda gözünüzde ufacık kalınca bir anda o kadar içten bir şekilde 'koy götüne yavşağın' diyiverebiliyorsunuzki sizde şok oluyorsunuz.

ve sonra , herşey o kadar rahat gevşek olabiliyorki.teyyareden işler.



istanbul
hosting