|
04 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 14:45
Hergün sırtımda yükler hissediyorum. Arkama dönüp baktığımda mutsuzluklarımı ve üzüntülerimi sırt çantamda taşıdığımı fark ediyorum.. Birçok durum artık beni çok yormaya başladı. Uçurtmanın arkasından koşmak istemiyorum artık çünkü bu gibi birçok şey çok uzak bana.. Bütün içimdeki sevgi kırıntılarını koparttılar, ve bunu yapabilen insanlar mutluyken ben bir türlü düzen uturtamadım.. Asıl canımı acıtan onların benim istediğim şart ve durumlarda mutluluğu yaşaması değil, benim neden mutluluğu o olmasa da huzuru yaşayamıyor olmam.. Her geçen gün daha da değişiyor fikirlerim.. Birgün sevdiğim adamı aramam gerektiğine inanıyorum, sonunda arıyorum ama fark ediyorum ki o beni eski halimde bulsa da ben her onu aradığımda farklı bir kukla ile karşılaşıyorum. İpleri başkalarının elinde olan.. Bu her konuşmamda canımı daha da acıtıyor. Keşke kendime karşı dürüst olabilseydim diyorum, keşke onunla geçirdiğim her vakitte kötü de olsa insanlar istemese bunların kıymetini bilseydim diyorum.. Şimdi ise geçmişteki ayak izlerimi takip ediyorum.. Belki eski huzurumu ve mutluluğumu yakalarım diye.. Eğer rüzgar silip gitmediyse.. | ||
|
|
||