04 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 23:05











3 gündür cenaze evi geziyorum.. ve bir cesedein koyulmasına şahit oldum..beyaz bir bez parçası içinde ki cesedi koydular toprağın altına..hiçbir şey alamadı yanına..ağlayanlar,haykıranlar.. ama kimse gidemedi yanına.. tek başına kaldı.. ve herşeyini geride bıraktı.. ne yapacaktı şimdi? binlerce soru düştü aklıma...
ruhum karmakarışık.. ruhum bunaldı..
"niye bunaldın?"diye soracaktım kendisine ama biliyorum verecek çok cevabı vardı..ve ben hepsine sükut edecektim..ama duydum,evet ruhumun isyanını duydum..
ölünün sevdikleri,küs oldukları,dostları herkes oradaydı..en çok küs olan kimseleri sorgulamak istedim "neler hissediyorsun?" diye.. pişman mıydı? sonra dedim"sorguya ilk kendinden başlasana!" yine sustuk ruhumla.. konuşmak istedi ama bi bakış attım ,sustu.. nereye kadar susabilecek ki? ve ya nereye kadar susturabileceğim?
küskün olduklarım var.. hakkımı ahirete bıraktıklarım, orada hesaplaşacaklarım.. ya kalbimi kıranlar.. dedim ya binlerce soru,his, karmaşıklık..
farkettik ki biz(ruhum ve bedenim) ölümden korkuyoruz.. hazır değiliz .. hazır olmak için de bir şey yapmıyoruz..
bilmiyorum.. gerçkten ne yapmalıyım,i ne hissetmeliyim bilmiyorum..!
veya galiba biliyorum ama kaçıyorum.yap-a-mıyorum..
sadece bildiğim, ruhumun allak bullak olduğu..


...
...
dipnot: yasin suresi okunurken eşlik eden teyzelere kıl oluyorum.. anladık, ezbere biliyorsun... söylemeden yapamadım..

istanbul
hosting