|
05 Ağustos 2010, Perşembe
saat: 19:05
İlk on, onbeş sayfa derken 19 lara kadar geldim. Gerçekten her şeyi çok karıştırdım birbirine ama bilinçaltımda bir bulmaca çözücüsünün yatıp yatmadığını anlayacağım. Üstünde yatmadığı kesin. Yeni bisikletimle Berlinde, normalden saatte 70 kilometre daha hızlı bir tur yaptık. Berlin dediysem bizim sokak market bir de biraz daha larç dörtyollar. Sadece korktuğum için selesi çok aşağıda diz kapaklarım dışarı dışarı bağırıyor sürünce. İsmi mimai mardo. Ya da Merlot. Ve şimdilik bir kilidi bir de bana takılmak üzere hazırlanmış ışığı var. Orda burda bir sürü iş haberi alıyorum. Ben sorunca a sen berlin de değil miydin, burda sorunca biz seni istanbulda biliyorduklar falan. Geçin bunları, gerekirse Thy ye başvuracağım ordan bbc gibi üç harfli bir şeye daha kolay geçerim. Yan komşumuz Serkanın annesi yalnızca hastalıklardan bahseden birisi. Olabilece her şeyi var. Onun hedefi tümörler sanırsam. Ama oralara gelememişler. Anahtarı bıraktı, gazcı gelirse diye. Gazcı geldi. Alman alman. Önce kapıyı açamadım sonra da kombiyi bulmak çin bütün odaların kapılarını araladım. Üstelik almanca bilmiyordum, mülteci gömleği vardı üstümde. Serime sarılı hint klasikleri. Biterken..Bis auch dedim. Almanın bunu anlamamasını herzogu bilmemesine bağlıyorum. Herzog da mı bilmiyor. Evet amaçlarımdan-amaç..-kimilerine 20 sayfa kadar yaklaştığımı söylemiştim. Daha fazla yaklaşmamak için buraya bakıyorum. Bir de bu evi -de- değiştirme ve başka nere-de bir eve geçme ihtimalim var. Siyah böcek olayından sonra, çukurcumaya inancım da yok sakin geniş kollarında dışarıda oturmak istiyorum. Neresi olursa. Ciğerlerim biraz oksijenin tadına baksın. Belki sonra 5 para ederler ve Serkanın annesi de her ihtimale karşı gerekli nakillerde kullanmak üzere bana depozito yatırır. Küçülmeliyim kafam büyümeyeceğine göre. | ||
|
|
||