09 Ağustos 2010, Pazartesi
saat: 08:32


saçma sapan düşüncelerle dolu kafam, kendimi dinleyemiyor, kendimi bulamıyorum, zayıf hissediyorum kendimi, ağlamak geliyor içimden gözlerim dolmaya başladığında dostlarım geliyor aklıma onların benden daha çok yardıma desteğe ihtiyaçları var diyerek elimin tersiyle siliyorum gözümdeki yaşları, özlem duyduğum şeyler gözümün önüne geliyor, ne istediğimi kendime bile itiraf edemiyorken başkasına nasıl söyliycem ??
eve gidiyorum cehennemin ortasına düşüyorum, bir birinden hoşnutsuz kişilerle aynı evi paylaşmak..zor..sözde odama gidiyorum, sanal ortamda beynim yoğuşsun kafamı dağıtim istiyorum, boğuluyorum sanki internet bile tatmin etmiyor..işe geliyorum fight club'ta ki edward norton misali fotokopi makinası önünde değil ama masanın önünde bilgisayara karşı "hergün kopyasının, kopyasının, kopyasının, kopyası", şikayetler, birbirinin arkasından konuşan iki yüzlü sözde arkadaşlar, bu kadar olumsuzluğun için de neyseki sarılıp güç aldığım, sevgileriyle beni mutlu eden dostlarım var, onların yaraları iyileşene kadar ben onlara sarılıcam ama kendimi çok yorgun hissediyorum, bildiğim tek şey var o da tatile ihtiyacım olduğu...

saat: 08:54

sağlam bir dağıtmaya ihtiyacım var.
kafamın dumanlanmaya ihtiyacı var..

gönlüm eğlenmek ister ister
kahkahalarla coşmak ister
sevdikleriyle olmak ister
ister de ister

şu murat dalkılıç "bize gidelim"'i fena yorumlamamış sabah sabah
iyi geldi

o zaman haydi bize gidelim beyler..


istanbul
hosting