|
10 Ağustos 2010, Salı
saat: 00:14
Hep yalnız olunca veya yalnız hissettiğinde mi yazılır bu günce ? İnsanlar yalnızlıkları içinden çıkamayacak bir hal aldığında mı yazmaya başlar oraya buraya ? Ya da her şeyin gözünün önünde yitip gitmesi karşısında bir şey yapamazken mi yazma ihtiyacı duyar ? Bunlara bir cevap bulamadım ya da cevaplarım çok fazla olduğu için yazıyorum belkide... Yıllarca koruyup sakındığın her şeyin üstünde tuttuğun her şeyin bir anda bitmesiyle yazmaya başladım. O'ndan kalmaydı aslında yazma alışkanlığım ama o yokken içimden geldi yinede. Belki duyduğum özlem veya kırgınlık, kızgınlık, çaresizliğin ya da dedim ya her şeyin yitip gitmesiydi asıl canımı sıkan, acıtan... O yapmaz, o kıyamaz , o çok sever demelerin bir tınısıydı şu son günde yaşadıklarım. O yapmazdı, yapamazdı bu kadar severken diye düşünmekti en büyük yanlışım. Bu zamana kadar nelerin farkına varamadım kim bilir ? Neler geldi geçti de aktı koca bir nehir gibi altımdan kim bilir ? ben bir sandalın üzerinde kendimi güvende hissederken... su almaya devam ederken farkında olmadan. Her şey olabilirdi belkide, gerektiğinde olmalıydı, sessizce... ama üçüncü bir kişi yüzünden yalan en son olacak şeydi 'biz' dediğimiz bu yüce olgunun içinde. O üçüncü de adam olsa bari peehh ??? Sonucunun neler doğuracağını bilmeden ya da düşünmeden o da yalan söyledi ya hiç tanımadığım halde.. vay bee dedim o kadar mı yalan dolmuş bu dünya... ? | ||
|
|
||