10 Ağustos 2010, Salı
saat: 18:19


Hayat beni sev. Hatta bu zor işi nasıl yaptığını öğret bana. Ben geceden kalmış, sütlü kahveyi ertesi gün akşam bile seve seve içebiliyorken, kendimi sevmeyi beceremiyorum. Yani yaparsan know-how'ını bilmek isterim.

İnsanlar güç tokuşturmaz. Güç tokuşmaları, hani o "sen misin onu diyen" anların var ya, o anlar benim gözümde lego gibi. girintiler-çıkıntılar ve tak! biri birine böyle giriyor. boşluğunu buluyor ve fazlasını oturtuyor.

Neler diyorsun? Şöyle açıklayayım: Ben şimdi inanılmaz rezalet terk edildim ya. Ben güçsüz müydüm? Ondan daha mı güçsüzdüm? Güç böyle daralarla, ağırlıklar ölçülen bir mevhum olmadığından kelli, bu soruya yanıt vereni yanıtsız bırakırım.

Bırak, korkunu bırak şimdi bir kenara. Ne kadar süreceği belli olmaz ya, iki gün bile sürecek olsa, önünde hayatın ile baş başa kalacak olan sen varsın. hayatınla baş başa kalacaksın, araya bir hayali nasıl sokabilirsin? Kimsin sen? Neydin hani?


istanbul
hosting