10 Ağustos 2010, Salı
saat: 19:09


bak sevgili günce. beni zorlama. biliyorsun dilim sivri. her ne kadar son zamanlar yontmaya çalışsam da paldır küldür cümleler kurabiliyorum. zaten senle aramız uzun süredir iyi değil. sen beni açık ettin neyim var neyim yoksa döktün ortaya ben gıkımı çıkarmadım. bilmem kaç sene olmuş yazdıkça yazmışım sen sesini çıkarmamışsın hep susmuşsun. yazmayı bırakmışım sen peşimi bırakmamışsın. dilsiz bir manyak gibi enseme yapışmış peşimden geliyorsun. yazamıyorum diyorum anlamıyorsun. al yazıyorum . ne anlatayım sana ? herkesin kendi dünyası var işte. herkes kendi dünyasında aklıyor kendini. kimisi boka batmış gülümsüyor kimisinin varlığı bile insanlığa bedel. kimisi de ucuz varlığına karmaşa görüntüsü verip değerli kılmaya çalışıyor. bu çeşitlendirme sonsuza kadar uzayabilir seni ne ilgilendirir ki..sen zaten çeşit çeşit insan görüyorsun sen anlat bana..ben sana kim olduğumu bile söyledim sen sustun.

şimdi alsam kendimi kendimden başka bir insan yapsam. gözleri yine yeşil olsa yine kumral yine öfkeli. herşeyi aynı olsa da kalbine biraz daha affetme gücü koysam. belki o zaman sana yazmak için bir sebebim olurdu.
sen de olur olmaz herkese anlatmazdın herşeyimi. şimdi niye isyan ediyorum sana biliyor musun?bana eski acılarımı özletiyorsun.
bundan bir önceki güncemi ilk defa 15 ocak 2006da yazmıştım. 4 sene geçti tekrar yazdım. çünkü O'nun gerçekliği karşısında bana senden daha güzel susacak kimse yok. şimdi olsa O'nu 4 sene önce son kez gördüğüm o gün, yaşadığım o acıyı bile bağrıma basardım. en azından o gerçekti..tamam sen bana yazdıklarımla geri getirmeye çalışıyorsun herşeyi ve bunu güzel birşey sanıyorsun. ama ben artık senden kendimi istemiyorum.
bana sustuklarımı verebilir misin?

istanbul