12 Ağustos 2010, Perşembe
saat: 14:45


gece uyuyamadım, indim salona. zaten suyum da bitmişti. açtım klimayı, yamuk yumuk bi şekilde koltuğa kıvrıldım. sonra başladı koltuğun kumaşı beni yakmaya ama sızmış kalmışım orada. sonra bir bağırış! babam odamda görememiş beni, diğer odaya bakmış orada da yokum, tuvalet de boş, seninki panikte. topladım bohçamı kocaya kaçtım ! ehehe olsa olsa tohuma kaçarım lem ben !

dün reyhan'da otururken bi kadınla bi adam geldi. yan masamıza oturdular. adam sürekli ısrar ediyor, kadın da dünyanın en sıkılmış suratıyla dinliyor gibi yapıyordu. benim karşımda öyle biri otursa kalkar giderim zaten. bunlar nasıl buluşmuş, kim tanıştırmış çözemedik bir türlü. öyle netten falan değildi, hiçbirşey bilmiyorlardı çünkü birbirleri hakkında. herhalde birileri tanıştırdı bunları. sıcak bir günde yapılacak eğlenceli bir şey olarak hiç tanımadığınız insanlara kulak misafiri olmak ! :P

bugün h. abla'nın doğumgünü. 41'ine girmiş, kendisine 41 kere maşşallah diyoruz :)

sabah birşey anlattı yerlere yattık annemle:
bunların bi komşusu varmış 70 yaşlarında. kukusu kaşınmaya başlamış. utanmış doktora da gitmemiş. biri demiş ki sirke sür! bu da sürmüş, yanmış cayır cayır ama geçmemiş tabi. bir başkası limon sür demiş. seninki onu da sürmüş. bir başkası zeytinyağı sür demiş. teyze onu da sürmüş. kaşıntı hala mevcut aşağısı olmuş kuku salatası !

sonunda gitmiş eczaneye, bir merhem, iş bitmiş. cahillik zor be yau.

bunun üstüne annem bi fıkra anlattı cuk oturdu:
adamın birinin hemoroidi varmış. çok canı yanıyormuş. biri kahve telvesi sür demiş. bu zavallım da sürmüş ama bakmış dayanacak gibi değil, kalkmış doktora gitmiş.

doktor muayene etmiş, adam sormuş "doktor bey, nedir durum?" diye, doktor da demiş "iki yol görünüyor, bir de yüklüce miktarda para var!"

euheuhe

akşam teyzem dönüyor bodrum'dan. şen günler bizi bekler.

günün şarkısı: vnv nation - epicentre (m. yollamış bugün)

istanbul
hosting