|
12 Ağustos 2010, Perşembe
saat: 16:35
olduramıyorum.. ne kadar zorlasam da ne kadar çabalasam da olmuyor.. hayat bütün kuvvetleriyle bir olmuş karşımda sanki bu arlar.. pek çok hayalin yükünü omzumda sırtlamış varmaya çabalarken bir yerlre ben.. bir yerler bilinmezler ve ben.. hiç çoğul değiliz bu arlar.. beceremiyorum.. senin en beyaz düşlerini ve belki mutlulukla bitecek güzel bir öyküyü tamamlamak için yeminler ettim biliyorum.. ama işte ne kadar çok yorgunum.. yorulmaya hakkım yok, ki bundan şikayet etmek yakışmaz erkek adama.. yaşım tam bir fişek gibi.. hedefi görüyorum.. görüyorum görmesine ama yolumu bulamıyorum bu sefer de.. senin elin benden bi hayli uzaklara çekilmiş.. ben ter ve toz dumanı arasında bir yan yol.. pek uğrayanım yok biliyorsun.. suçlusu benim hayatımın.. ama sen.. ki sen denince tüm kalan çıkmazlar bir anda çıkar ya hani istesen de istemediğin bir yere.. ama işte öyle bir anda.. sıcaklar ve sinir harbinin altında ben masum 8 yaşında bir erkek çocuğu sanırım kolum kopmuş ve hissizleşmiş şarapnel parçaları bedenimde.. ama sen diyince hani.. sensiz başlanamıyor cümleye.. dediğim gibi ansızın çöken gri bir bulut gibi.. yağsam rahatlicam belli ama sadece romantizma sahiplerinin küfrünü işitiyorum bu aralar sokaklarda.. hayallerimiz hala omuzumda.. vazgeçtiğim yok öyle bir düşüncem olmaz da.. ama yorgun ve argın belki biraz dargın.. ıssız bir yokuşum işte.. sanırım bu havalarda hiç yokuşa gelemiyor insanlar.. | ||
|
|
||