13 Ağustos 2010, Cuma
saat: 01:19


Hayatımın her döneminde, herkese diyebiliyorum ki, "işte benim hayatım hep böyle." Bunu düşündüm az önce ve baya üzüldüm. Kendime. Siz düşünseniz siz de üzülürsünüz. Bana.
Hep bir şeyin geçmesini bekleyerek yaşadım. Niye olduğunu bilmiyorum, belki yeterince güzel değilim, belki yeterince zeki ya da şanslı e:hepsi.
"AAA OLMAZ KIZIM ÖYLE ŞEY, SEN FAZLA KÖTÜMSERSİN" demeye yüzü olmayan aile büyüklerim var. O kadar büyükler ki gözüm hiç görmüyor ya da yemiyor.
E seçeneğine rağmen aramızda en ufak bir uyumun olmadığı bir sevgilim var. Tek kötü tarafı artık konuşmamayı tercih ediyoruz. Ben salon, o oturma odasında yaşıyor. Tam tersinin olduğu zamanlar da oluyor. Mutfakta su içerken karşılaşabilecek kadar bile dramatik değiliz. Vahimiz yani anlayacağınız. Ama çok uzun sürmeyecek, hissediyorum. Bu suskunluk fırtına öncesidir beyler bayanlar. Fırtınama siz de kurban gitmek isterseniz hızlıca yerinizi alınız, yok istemezseniz.. istemeyiniz.
Bir buçuk aydır Ankara'da yaşıyorum bir kere, karşıma geçin de deyin işte şimdi "Haklıymışsın" diye. Haklıyım. Söke söke alırım. Ankara'yı değil. Allah aşkına o siz de kalsın. İçindekilerle.

istanbul
hosting