15 Ağustos 2010, Pazar
saat: 13:46


Güzel gülüşlü prenses karşımda yine... Bana gülümsediği zaman gözünün içine bakamadıgımı farkettim.
Ben çok seviyorum böyle basit gözüken kızları;sıfır ya da çok az makyaj ile güzel olabilen kızlardır bunlar. Saçma büyük bir toka ile arkaya atılmış saçlar. Ben bu modeli kızlara çok yakıştırıyorum. Bir de örgü var ki onun hastasıyım. Ceren ördüğü zaman saçlarını minik bir serçeyi avucuma almış gibi korka korka saçlarının uçlarını ellerimle tutar bütün kokusunu ciğerlerime doldururdum. Bir kadında en çok özlediğim şey budur belki de.
Evet sanırım dudaklarına gelmeli sıra. Üst dudak biraz çıkık sanki hafif kırmızı bir ruj sürmüş gibi ama tabii ki onun doğal hali insan öpesi ısırası geliyor.
Hmm boyun. Evet işte aşkın başladığı bölge. Bir kadında boyun ve omuzlar çok özeldir benim için. Benim için seks boyundan başlar. Önce göz göze gelirsin ve erkek olarak sağına doğru eğilir ve çenesini biraz aşağısından öpersin. Önemli olan klarnetçiler gibi bir yandan üflerken bir yandan nefes almaktır yani böyle çok nazik bir şekilde öperken aynı anda teninin kokusunu içine çekmelisin. Ve sonra kadını gözlerinin içine bakacaksın,eğer kadının hoşuna gitmişse boynunu geriye doğru atar ve gözlerinde gelecek 1-2 saatin ateşini görürsün. Kadının boynu muhteşem bir yerdir. Tüm masumiyetin ve tutkunun birlikte barındığı bölgedir. Ve güzel bir boyun bir kuğu etkisi yaratır bende.
Sana ellerinin ve ayaklarının harika olduğunu söylemiş miydim prenses? Ayaklarını alıp sevmemek için savaş verdiğimi söylesem ne derdin?
Ah kirpikler... Kahverengi gözler...

Beni sevmiyordun bilirdim,bir sevdiğin var duyardım.
Çöp gibi bir oğlan ipince,hayırsızın biriydi fikrimce.
Ne zaman karşımda görsem öldüreceğimden korkardım.
Felaketim olur ağlardım...

istanbul
hosting