|
16 Ağustos 2010, Pazartesi
saat: 12:22
Sahip olamadıklarımız için asla üzülmek yok.Sahip olduklarımıza değer verir ve onlarla yapılabileceklerin en iyisini yapmaya çalışırız.Sahip olamadıklarımızı da bilmek,tanımak isteriz;ama onlar için ağlamanın ,sızlamanın faydasız olduğunu ezbere biliriz biz.Her insan gibi onları elde etmek bize de keyif verir elbette;ama bizi hiç bir şekilde mutsuz etmeye gücü yetmez onların. Bak sana bir hikaye anlatıyım günce ; Bir zamanlar eşşeğin biri,tüm arkadaşalrı çalışmaya gittiği için ormanda yanlız kalmış.''ne yapsam da onlar gelene kadar eğlensem?'' demiş. kendi kendine bir oynamaya karar vermiş.Uzun uzun düşünmüş ne oynıycağını acele etmemiş zamanı boldu çünkü.Saklanbaç oynamak aklına gelmiş,yanlızdı ama bu onun için mühim değilmiş ''kendim saklanır,kendim bulurum'' demiş.Bir ağaca dayanıp 100den geriye doğru saymaya başlamış işte ''100,99,98,97.....3,2,1,0 önüm arkam sağım solum sobe '' diyip aramaya koyulmus ''acaba nereye saklanmış olabilirim'' diye düşünüp akşama kadar aramış. Hava kararınca eşşeğin tüm arkadaşları ormana geri dönmüş,yeni oyunlar oynamışlar.Ama eşşeğin aklından çıkmıyormuş nereye saklandığı. Bizim eşşek sabah arkadaşları gidince yine anmaya başlıyormus. Artık sadece arıyodu.Neyi aradığını bilmeden sadece arıyodu neyi aradığını unuttu ,kafasını karıştırdığı içinde arkadaşlarıyla arası iyice açılmıştı.Onları sorumlu tutarak''Ben ne güzel biliyordum.Hep sizin yüzünüzden oldu.Hayatımı mahvettiniz Benim suçum yok .Bütün suç sizin!'' dedi ve hep küfretti Ömrü aramakla geçti;ama hiç bir zaman bulamamış aradığını. not: Kesinlikle haklısın dostum ;ama sakın oraya kafanı takma ! Bende biliyorum eşek tek 'ş' ile yazılır ;lakin bu hikaye ,bir eşeğin hikayesi değil ,bir eşşeğin hikayesidir. ve hükümsüzdür. | ||
|
|
||