|
16 Ağustos 2010, Pazartesi
saat: 19:09
Uzaktan kumanda. Bilmem fark ettiniz mi ama uzaktan kumanda hep yersiz bir şeydir. Yani hiçbir zaman yeri yoktur. Bazen televizyonun üstüne koyarız, uydu alıcımız, Digitürk'ümüz falan vardır onun decoderinin üstüne koyarız. Sehpanın üstüne falan koyarız, yemek masasına koyarız, bazen kanepenin minderleri arasında kaybolur, çok dalgınsak tuvalette, mutfakta falan unuturuz. Bazen odamızda onunla uyuruz =) Ama çok öksüz, yetim bir şey aslında uzaktan kumanda, ne bir yere sahip, ne bir eve. Bozulunca tamir etmeye çalışmaz, hemen atarız. Hayata vuralım şimdi bunu; Uzaktan kumanda. Hep hayatımızda bizden yukarıda birileri olmuştur, bize bir şeyler öğretmeye çalışan, ve hayatımızı yönlendiren. Kısaca "uzaktan kumandamız", ama ne zaman ki "yeteri kadar büyüdüğümüzü" ve "artık kimseye ihtiyacımız olmadığını" düşünecek kadar isyankar bir hal alıp kendi beynimizle hareket etmeye çalışırız/başlarız, o zaman o uzaktan kumandanın o güne kadar sana verdiği hizmetlerin hiçbir değeri kalmaz, artık sadece çöp kutusuna atmak için gidilecek yolun zahmeti kalmıştır. Uzaktan kumandalar önemli şeyler aslında, ama hiçbir zaman değerini bilemeyeceğiz bence. hf | ||
|
|
||