|
17 Ağustos 2010, Salı
saat: 08:55
Gece uyanıp uyanıp uyudum. Yok yok, kedilerimle uyudum. Yok, Smiths dinleyerek uyudum. O da değil, akşam Otto'dan sonra uyudum. Yok, o da olmamalı. Hah, akşam onunla görüştükten sonra uyudum! Elbette ki hayatımın en güzel numarasıydı onun eve geleceğini bilerek uyuyor taklidi yapmak. Aşık bakıyorsun a salak, kime o keskin sözler? Yanımdan kalkamıyorsun sigara sigara üstüne, kimi terk etmiştin pardon? "Bence ayrılmamız çok iyi oldu, kendimi sorguluyorum, ilişkiyi sorguluyorum. 5 yıl sonra sana 'hayatımı siktin adam' diye bağırmak istemezdim." "Bu süreci çok mantıklı bir bakış açısıyla hallediyorsun Elif, beni şaşırttın." Şaşı bak şaşır, daha neler göreceğiz! Beni özlüyormuşmuş musun? Herkese yanlışlıkla Elif mi diyormuşmuşsun? Zamparalık yapalım diyenleri azarlıyormuşmuş musun? Bana sarılamıyor musun? Görev icabı "umut yok" ha. Ölme e mi? Rüzgar esiyor Can ve ben bundan keyif alamıyorum. İnsanlar gelip geçiyor, izleyip gülemiyorum. Güzel müzik çalıyor, ritm tutamıyorum. Ama ne biliyor musun? Biliyorsun biliyorsuun. Evlerimizin arasında bir sokak var. İşlerimiz kardeş. Kedilerimiz aynı. Aşkımız baki. Ben toparlanacağım ve hayatımızın en büyük mutluluğu hani. | ||
|
|
||