18 Ağustos 2010, Çarşamba
saat: 12:25


sıcaktan bunalmış ruhunu elinin tersiyle silmeye çabaladığın zaman.. ve belki sadece deri ve bir iki parça elbisenden başkasına tahammülün kalmadığında hatırla sevgili.. gülen yüzleri hatırla.. güzel günlerinde hep çevrende pervane.. iyi hoş ve belki dertsiz zamanlarda anlatılan anıları hatırla.. hep güzellikler ve keyifli sohpetlerden kalma boş içki bardakları gibi çevrende.. ama bilmezler sıkıntılı zamanlarda ellerin bir benim avcumda.. zor zamanların kuruşsuz dakikalarında hep biz seninle.. hatırla.. keyifli zamanlarda yine.. güzelliğine ve endamına iltifatlar yağarken sabahın seherinde uykulu gözlerinden öpen beni unutma.. coğu bilmez mesela hatıralarında kalan güzel anlardan başka.. oysa benim her saniyeni mıh gibi aklıma kazıdığımı unutma.. gece uyumadan önce her biri sevdiğini düşlerken sarhoş uykularında benim sen rüyalarına gidene kadar nefesini saydığımı unutma.. şimdi buhran zamanları ve belki bir başka dertli fırtına önümüzde.. ancak sen ve ben uzun uğraşlar sonucu antik ağaçlardan yapmışız gemimizin omurgasını.. bu fırtınaya da dayanır elbet unutma.. seninle karanlığa göğüs germeye cesaret eden ve umutsuz zamanlarda bile belki sonsuz ve uçsuz uçurumlara sadece adınla giden beni.. unutma ama.. ellerinin elimde olduğu her an dünyanın binbir yükünü sırtlamaya hazır bir beden.. sen.. elimi bırakma..

ben gamlı dertli somurtuk bir kul işte.. inancımın en keskin zirvesi sen.. senin varlığınla hayat bulan bir ırmak gibi ömrüm.. akmaya seninle başlayan ve durgun bir sudan sırf senin adın hürmetine coşkun bir nehre dönen.. ve senin adın için ve senin adınla başlayarak engelleri yok sayan.. san varmak için bu olmalar.. günün bir daha doğması belki sırf bir kere daha bakmak için gözlerine.. sen zümrüt ankam.. kurduğum hayallaerin beden bulmuş hali sen.. seni ne çok seviyorum bir bilsen..

istanbul
hosting